post

Kesinleşmiş Hapis Cezasına Yönelik Yargılamanın Yenilenmesi Kabul Edildi

İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi 08/12/2009 tarih ve 2009/376 Sayılı kararı ile Sanık …’nın resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Sanık avukatı tarafından temyiz edilen mahkumiyet hükmü Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 03/06/2014 tarihli  ilâmıyla onanarak kesinleşti.

Kararın kesinleşmesinden sonra hükümlü müdafii tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunuldu ise de talep İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04/11/2015 tarihli ek kararı ile reddedildi. Hükümlü vekili tarafından red kararına da itiraz edildi ancak İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi 05/11/2015 tarihli kararı ile itirazı kesin olarak reddetti.

Hükümlü vekili bu defa CMK.’nın 309. Maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin red kararına karşı Adalet Bakanlığı’na kanun yararına bozma talebinde bulundu. 

Adalet Bakanlığı C.İ.G.M. 18.05.2016 tarihinde; “… müştekinin karar kesinleştikten sonra verdiği iddia edilen beyanlarında esasen çekin bilgisi dahilinde imzalandığını, aile içi gelenek olarak kızı ve damadına çeklerini bıraktığını ancak başka bazı sebeplerden damadı olan sanığa kızdığı için bir anlık kızgınlık ile şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında ilgili banka şubesinden müştekinin başka çeklerinin bulunup bulunmadığı, bunların müşteki tarafından itirazsız ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, ayrıca sanığın bu şekilde keşide ettikleri çekleri kimlere verdikleri ve buna dair delillerinin bulunup bulunmadığının sorulmasının gerektiğinden…” bahisle kanun yararına bozma isteminde bulundu.

Talebi yerinde gören Yargıtay 11. Ceza Dairesi 24.11.2016 tarihinde 2016/7833 K. Sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin  red kararının CMK.’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINABOZULMASINA karar verdi.

Sonuç olarak hükümlü yeniden yargılanacak, muhtemelen bu kez beraatine karar verilecek.

Yukarıda yer verilen emsal karar hukukta başvurulabilecek pek çok kanun yolu olduğunu, mahkumiyet kararı kesinleşen sanıkların umutsuzluğa kapılmadan iyi bir ceza avukatı edinerek hukuk mücadelelerini sürdürmeleri gerektiğini göstermektedir. Oldukça ağır cezalara mahkum edilip mahkumiyeti onanarak kesinleşen binlerce hükümlü belki de bu tür kanun yollarından bihaber olduğu için suçsuzluğunu kanıtlayamamakta, yok yere hapis yatmaktadır.

Özgürlüğünüz değerlidir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

“Tanığın İfade Değiştirmesi” Yargılamanın Yenilenmesi Sebebi Kabul Edildi

   Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 15/05/2009 tarihinde Sanıklar ….. ve …’nın yaralama ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından ayrı ayrı toplam 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Sanık avukatı tarafından temyiz edilen mahkumiyet hükmü Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından 25.02.2015 tarihinde onanarak kesinleşti.

    Karar kesinleştikten sonra hükümlü avukatı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunuldu ise de talep Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18/05/2015 tarihli ek kararı ile reddedildi. Hükümlü vekili tarafından bu red kararına da itiraz edildi ancak Malatya Ağır Ceza Mahkemesi 22/05/2015 tarihli kararı ile itirazı kesin olarak reddetti.

   Hükümlü vekili bu defa CMK.’nın 309. Maddesi uyarınca Malatya Ağır Ceza Mahkemesi’nin red kararına karşı Adalet Bakanlığı’na kanun yararına bozma talebinde bulundu. 

   Adalet Bakanlığı C.İ.G.M. özetle; “…tanık olarak dinlenen … ‘in damadı olan mağdur …’un vefatı sonrasında sanıklar ve müdafisiyle yaptığı görüşmede hazırlanan Avukat … ve …’ın da huzurda bulunup imzaladıkları 15.05.2015 tarihli tutanakta, olay günü .. kendisinin ….’in elinde ilk kez silahı olay bittikten sonra gördüğünü, önceden elinde silah olmadığını, daha önceden mahkemede her ne kadar…’in elinde silah vardı ateş etti ve … ‘a ateş et dedi diye beyanda bulunduğunu belirtmiş ise de, olayın doğrusunun yukarda anlattığı gibi olduğunu, kendisinin bu şekilde ifade vermesinin sebebinin olay esnasında yere yatmış olmasından dolayı olayı eksik görmesi olduğu şeklindeki beyanının yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği’nden bahisle kanun yararına bozma isteminde bulundu.

    Talebi kabul eden Yargıtay 4. Ceza Dairesi “….Beyanı hükme esas alınan tanık … ‘in 15.05.2015 tarihli tutanakta yer alan ve dosya kapsamına göre herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılan gerçeğe aykırı bilgi verdiğine dair anlatımları ikinci evre olan “kanıt toplama” ya geçmeyi gerektirir ciddiyettedir. Bu nedenle, mercii tarafından itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır..” gerekçesi ve  2015/28881 E. 2016/13446 K. Sayılı 14.10.2016 tarihli kararı ile Malatya Ağır  Ceza Mahkemesi’nin 22.05.2015 tarihli ve 2015/333 değişik iş sayılı red kararının CMK.’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA karar verdi. 

   Sonuç olarak hükümlüler yeniden yargılanacak. Muhtemelen yargılama bu kez daha lehlerine sonuçlanacak.

    Yukarıda yer verilen emsal karar hukukta başvurulabilecek pek çok kanun yolu olduğunu, mahkumiyet kararı kesinleşen sanıkların umutsuzluğa kapılmadan iyi bir ceza avukatı edinerek hukuk mücadelelerini sürdürmeleri gerektiğini göstermektedir. Oldukça ağır cezalara mahkum edilip mahkumiyeti onanarak kesinleşen binlerce hükümlü belki de bu tür kanun yollarından bihaber olduğu için suçsuzluğunu kanıtlayamamakta, yok yere hapis yatmaktadır.

   Özgürlüğünüz değerlidir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

”Kabul Edilen” Yargılamanın Yenilenmesi Sebepleri

CMK.’nın 311. maddesinde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebepleri sayılmıştır. Ancak hukukta teoriden çok pratik, yani uygulama önemlidir. Uygulamayı bilmezseniz savunmaya yönelik çabalarınızın sonuç vermesi de zordur. Örneğin bazı hükümlüler mahkumiyetleri kesinleştikten sonra mevcut avukatları vasıtasıyla yargılamanın yenilenmesi yasa yoluna başvurmaktadır.Yapılan başvuru genellikle dosyada daha önce ileri sürülen savunmaların, istinaf/temyiz dilekçesinin tekrarından ibaret olur ve yargılamanın yenilenmesine ilişkin talepler de haliyle olumsuz sonuçlanır.

Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunacak hükümlü vekilinin öncelikle uygulamada mahkemelerinhangi suçaçısından neleri” yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edebildiğini bilmesi gerekir. Çünkü mahkemelerin neleri yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul ettiğini, neleri etmediğini, bu yöndeki başvuruların kabulüne ve reddine ilişkin emsal yargı kararlarını bilirseniz, yani başvurunuzu uygulamayı dikkate alarak hazırlarsanız yargılamanın yenilenmesi talebinizin en azından kabul edilebilme ihtimali olur.

Uygulamaya bakıldığında en sık kullanılan ve en fazla kabul gören yargılamanın yenilenmesi sebebi yeni olay ve deliller sebebidir. CMK.’nın 311/1-e bendinde belirtildiği üzere “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikteise hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesine karar verilmelidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2014/121 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, yenilikten anlaşılması gereken taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olmasıdır. Yani hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılamanın yenilenmesi nedeni olabilecektir.

Yargılamanın yenilenmesi talebi için süre ve sayı sınırı yoktur. Mahkumiyet kararınız kesinleşti ise şartları varsa her zaman yargılamanın yenilenmesini isteyebilirsiniz. Daha önce yargılamanın yenilenmesine yönelik talebiniz reddedilmiş olsa bile başka bir sebep göstererek yeniden yargılamanın yenilenmesini talep edebilirsiniz.

Aşağıda, kabul edilmesi gereken yargılamanın yenilenmesi sebeplerine ilişkin yüzlerce Yargıtay kararından yalnızca bir kaçına yer verilmiştir;

“…..24/03/2015 tarihli ve 2015/22 esas, 2015/113 Sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, sanık müdafii tarafından verilen 15/02/2016 tarihli yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde özetle, müvekkili sanığın mağdurlara yönelik yağma eyleminde bulunmadığı, olay sırasında mağdurlara nasihatta bulunmaktan başka bir eylemi olmadığı, mağdurların ailelerini aramak için telefonlarını aldığı, mağdurların mahkeme tarafından alınan beyanlarında bu olayı doğruladıkları, yargılama aşamasında dinlenmeyen ve tanık olarak belirtilen …… ifadeleriyle olayın aydınlığa kavuşabileceği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 Sayılı CMK.’nın  318 ilâ 321. maddeleri uyarınca  yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadıklarının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 Sayılı CMK.’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir. Kanun yararına bozma istemine dayanan ….. ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulüyle itirazın reddine dair …… 04/04/2016 tarihli ve 2016/226 değişik iş sayılı kararının 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA…’’(T.C. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2016/4718 E. 2016/6269 K. 24.10.2016)

‘’…sanığın talebinde CMK.’nın 311/1. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisinin bulunmaması, anılan Kanun’un 317/2. maddesi gereğince herhangi bir yasal neden, dayanak, delil içermediğinden bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de; sanığın 13/03/2015 tarihli yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde dile getirdiği ve hükmü etkileyen, … İli … İlçesi Kavak Belde Başkanlığı yaptığı sırada belediyeye at yarışı ve cirit müsabakası için gönderilen ödenekle ile ilgili Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına yazılan yazı ve ekinde bulunan at yarışı yapıldığına dair belgeler ve tahakkuk evraklarındaki imzanın kendisine ait olmadığına dair iddiasının, diğer iddialarla birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde, anılan Kanun’un 311. maddesi kapsamında, yapılacak yeni değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak delillerin sanık lehine kabule değer olabileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden… 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19.03.2015 gün ve 2015/30 esas, 2008/69 Sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25.03.2015 gün ve 2015/164 değişik iş sayılı kararının CMK.’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA…’’ (T.C. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2016/12214 E., 2016/8768 K. 23.12.2016)

Yargılamanın yenilenmesi başvurusunda bulunacaksanız dosyanızla ilgili yeni bir bakışına açısına sahip ve yargılamanın yenilenmesi mevzuatına hakim bir ceza avukatıyla hareket etmeniz ve süreci onunla birlikte takip etmeniz faydanıza olacaktır.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Ceza Hukukunda Fetö Kaosu Mahkuma Umut Oldu!

Hürriyet Gazetesi’nin 12.11.2016 tarihli haberinde; Kandıra Asliye Ceza Mahkemesi’nin bir davada kararı veren hâkimin 15 Temmuz sonrası darbe girişimi kapsamında tutuklanmasını CMK.’nın 311/1-c maddesi kapsamında gerekçe göstererek, 2011 yılında mahkumiyetine karar verilen Ö.B. isimli vatandaşın kesinleşmiş toplam 41 ay 20 günlük hapis cezasının infazının durdurulmasına ve yargılamasının yenilenmesine hükmettiğindenkararın emsal alınabileceğinden bahsediliyordu.

  Üstelik Mahkemenin yargılamanın yenilenmesi kararının gerekçesi;

   “15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrası silahlı terör örgütüne mahsubiyet iddiasıyla hükümlünün yargılandığı dava dosyasında yargılama aşamasında hükme tesir eden yargı mensuplarının görevinden alınarak bir kısmının tutuklanmış olmasının, hükümlünün vicdanında oluşturduğu gibi umumun vicdanında adalete olan güveni sarstığıTürk milleti adına bağımsız karar veren mahkemelerin ve yargı mensuplarının itibarlarının kazanılmasının yine yargı mensuplarının yapacağı işlemler ile sağlanabileceği gözetilerek ve yeniden yapılacak bir yargılama ile hükümlünün ve toplumun nazarında adalete olan teveccühün arttırılacağı, neticede çıkabilecek her türlü kararın aynı nazarda daha makbul olacağı göz önünde bulundurularak, hükümlünün talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına, CMK’nın 311/1-c maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesine ilişkin karar verilmiştir.” idi.

      Bilindiği üzere Asliye Ceza Mahkemeleri tek hakimden oluşmaktadır. Hakimin hukuki mevzuat ve uygulamaya aykırı olsa da “ben böyle düşünüyorum” diyerek haberdeki gibi bir kararı verebilme yetkisi vardır. FETÖ gibi hain bir örgütten kaynaklanması sebebiyle konu hassas olunca, kimsenin hükümlü lehine böyle bir karara mevzuata uygun değil diyerek itiraz etmesi de kolay değildir.

     PEKİ KAOS NEREDE VE NASIL ÇIKACAK?

      Kanaatimce haberi okuyan yüzbinlerce fetözede hükümlü Kandıra Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararını emsal göstererek mahkemelerine yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunacak. Doğal olarak “Biz de adalet istiyoruz” diyecek. Bu mahkemelerin tamamına yakını mevzuata uygun değil diyerek talebi reddedecek, tabi istisnai de olsa Kandıra Asliye Ceza Mahkemesi gibi düşünerek kabul kararı verenler de olabilir. İşte kaos burada başlayacak. O hakim kabul etti, benimki etmedi şeklindeki bir uygulama adalet önünde eşitlik ilkesine aykırı olacak. Vatandaşın adalet duygusu iyice sarsılacak.

Darbe girişiminden sonra ülkemizde yaklaşık 3500 hakim savcının yani mevcut hakim savcıların üçte birinin FETÖ/PYD üyeliği nedeniyle ihraç edildiğini düşünürsek Kandıra Asliye Ceza Mahkemesi’nin gerekçesine göre fetöcü hakimlerin görev süreleri boyunca mahkumiyet kararlarına katıldığı milyonlarca hükümlünün yeniden yargılanması gerekirÇünkü örneğin ağır ceza mahkemesinde yargılanıp da mahkumiyetine hükmedilen sanıkların %90‘ının yerel mahkeme veya yargıtay aşamasında kararına Fetö’den ihraç edilen hakimlerden en az birinin katılmış olması kuvvetle muhtemeldir.

     Yine yakın tarihte bir internet sitesinde yer alan haberde Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ’ın“ FETÖ’den ihraç edilen hakim ve savcıların verdiği kararlara karşı kanunla yeniden yargılama yolu açarsak o zaman bir sürü dava açılabilir ve yargıda yığılma olur. Bu kararlara karşı vatandaşlar Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapabilirler. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine hak ihlali kararı verirse yeniden yargılanma yolu açılabilir.” dediği iddia edilmiştir.

      Yargılamanın yenilenmesi talebinin aksine AYM Bireysel başvuru yolu oldukça uzun süren ve olumlu sonuç alınması güç bir yoldur. Hele, sadece beni Fetöcü hakim yargıladı” diyerek başvuran hükümlüden AYM. mutlaka adil yargılanmadığı destekleyen, ek somut veri-delil isteyecek, mahkumiyeti ile FETÖ arasında nedensellik bağı kurmasını bekleyecek, hatta belki de adı geçen hakimin mahkumiyeti kesinleşinceye dek masum sayılacağını söyleyecek, salt şüpheyi yeterli görmeyecek özetle; muhtemelen Kandıra Asliye Ceza Mahkemesi hakiminin yargılamanın yenilenmesi için yeterli gördüğü gerekçeyi, ihlal kararı vermek için yeterli görmeyecektir. Diğer yandan haksız yere mahkum edilen Fetözede bir vatandaşın yıllarca AYM’den karar bekleme lüksü de yoktur.

     PEKİ KAOSU ÖNLEMEK İÇİN NE YAPILABİLİR?

     Vatandaşın hak etmediği bir cezayı bir gün bile çekmemesi için devletin tüm imkanlarını seferber etmesi, en azından yeniden yargılama yolunu tüm Fetözedelere açması elzemdir. Ancak sadece hakkınızda karar veren hakimlerden birinin FETÖ’den tutuklanması/ihraç edilmesi tek başına CMK.’nın 311/1-c maddesine göre yeniden yargılama sebebi olamaz. Eğer bir kanun değişikliği yapılmazsa uygulamanın da bu doğrultuda gelişeceğini ve ağırlıklı olarak, “beni Fetöcü hakim yargıladı”dan ibaret yargılamanın yenilenmesi taleplerine red kararları verileceğini göreceksiniz.

     Özetle; acilen yargılamanın yenilenmesi açısından uygulamada tereddütleri ve fetözedelerin mağduriyetini giderecek bir mevzuat-kanun değişikliğine ihtiyaç vardır.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Uygulamada Yargılamanın Yenilenmesi Sebeplerine Örnekler

1- Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahte olduğunun anlaşılması;

Sanık kasten yaralama suçundan mahkum edilmiş, mağdurun hayati tehlike geçirdiğini gösterir adli muayene raporu sebebiyle cezası TCK.’nın 87-d maddesi uyarınca artırılmıştır. Bahse konu raporda doktor adına atılan imzanın sahte olduğu ortaya çıkarsa bu durum sanığın cezasını doğrudan etkileyeceğinden yargılamanın yenilenmesi sebebidir.

2- Yeminli bir tanık veya bilirkişinin hükümlü aleyhine gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiğinin ortaya çıkması:

Sanık resmi belgede sahtecilik suçundan mahkum edilmiş olup mahkumiyet hükmü suça konu belge üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olduğunu mütalaa eden bilirkişi heyeti raporuna dayanılarak verilmiştir. Bahse konu raporun katılan tarafından sağlanan maddi menfaat nedeniyle bilirkişilerce sanık aleyhine düzenlendiğini gösterir somut veriler ortaya çıkarsa yargılamanın yenilenmesi sebebidir. Yine ifadesi sanık aleyhine hükme esas alınan yeminli bir tanığın yalan tanıklıkta bulunduğu başka bir mahkemedeki ifadesinden anlaşılır ise yargılamanın yenilenmesi sebebidir.

3- Hükme katılmış hakimlerden birinin aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkumiyetini gerektirecek şekilde görevini yapmada kusurlu olması;

Mahkumiyet kararı veren hakimlerden birisi hakkında hükümlüye karşı görevini kötüye kullandığı iddiasıyla (taraflı davranmak, kin duymak, katılan yanı kayırmak, rüşvet almak gibi) iddianame düzenlenir veya ceza verilirse yargılamanın yenilenmesi sebebidir.

4-  Mahkumiyete dayanak gösterilen hukuk mahkemesi kararının kesinleşmiş başka bir kararla ortadan kaldırılması;

Sanık senet üzerindeki yazı ve imzalarının kendisine ait olmadığı hususunda itirazda bulunarak icra takibine karşı icra mahkemesinde dava açarak itirazda bulunmuş, bu davada alınan bilirkişi raporunda sanık aleyhine görüş bildirilince hukuk mahkemesince itiraz reddedilmiştir. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyete hükmeden ceza mahkemesi, hukuk mahkemesinin bu kararına dayanmışsa ve dayanılan bu karar bozulmuş ise yargılamanın yenilenmesi sebebidir.

5- Hükümlünün beraatini ya da daha hafif şekilde cezalandırılmasını sağlayabilecek nitelikte lehine yeni olaylar ve yeni deliller ortaya konulması;

Diğer bentlere nazaran geniş yorumlanabilecek olması sebebiyle uygulamada en çok medet umulan kanun maddesidir. Yeni olay veya delil demek; mahkemenin mahkumiyet hükmü verdiği esnada vakıf olmadığı-bilmediği olay veya delil demektir. Yoksa yenilikten kasıt illa zaman itibariyle hükümden sonra ortaya çıkması değildir.

Mahkemece bu yeni olay veya delil bilinse idi sanığın beraatine veya suç vasfının lehine değişmesine sebebiyet verecek olması gerekir.

Örneğin;

Öldürüldüğü düşünülen maktülün aslında intihar ettiğini ortaya koyan bir mektup, maktülün hükümlü değil de bir başkası tarafından öldürüldüğünü gösterir kamera kaydı, fotoğraf v.s. ortaya çıkması beraate yönelik yeniden yargılama sebeplerine,

Cebir, hile ve tehdit olmaksızın 15 yaşından küçük çocuğun cinsel istismarı suçunda mahkemece rızası geçerli sayılmayan mağdur çocuğun sanığın mahkumiyetinin kesinleşmesinden sonra dava açarak yaşını büyütmesi üzerine suç tarihinde 15 yaşından büyük olduğunun anlaşılması, rızasını geçerli hale getireceğinden suç vasfını hükümlü lehine değiştirecek yargılamanın yenilenmesi sebebidir.

Yukarıda CMK.’nın 311. maddesinde sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerini basit örneklerle anlaşılır hale getirmeye çalıştık. Burada yer vermediğimiz yargılamanın yenilenmesine dayanak gösterilebilecek onlarca sebep mevcuttur.

Yine 6216 sayılı Kanunun 50/2 maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararlarına dayanan yargılamanın yenilenmesi sebeplerine sonraki yazılarımızda yer vereceğiz.

Eğer dosyanızda yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulup başvurulamayacağını veyahut kesinleşmiş mahkumiyete karşı başka hangi kanun yollarının denenebileceğini öğrenmek istiyorsanız olağanüstü kanun yollarına hakim bir ceza avukatından görüş almanız faydanıza olacaktır.

Özgürlüğünüz değerlidir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Ceza Mahkemesinde Yargılamanın Yenilenmesi

      

  • Yargılamanın yenilenmesi nedir

     Mahkeme kanun maddelerini doğru uygulamış olmasına rağmen fiili hataya düşerek suçsuz bir kimseyi mahkum etmiş ve mahkumiyet hükmü de kesinleşmiş olabilir. İşte böyle bir hatayı düzeltmek için kesinleşmiş ceza mahkemesi kararına karşı herhangi bir süre ve sayı sınırına bağlı olmaksızın hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilir. Daha önce yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmuş ancak mahkemece yenileme talebi reddedilmiş de olsa başka bir yenileme sebebine dayanılarak ikinci kez yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulabilir.

  • Yargılamanın yenilenmesi hükmün infazını durdurur mu?

      Yargılamanın yenilenmesi başvurusu kabul edildiği taktirde mahkeme hükümlünün cezaevinde veya kaçak olmasına göre mahkumiyet hükmünün infazının durdurulmasına (yani cezaevindeki hükümlünün tahliyesine) veya infazın geri bırakılmasına (firari hükümlü hakkında cezasının infazı için çıkarılan yakalama kararının bila infaz-işlemsiz iadesine) karar verebilir. Bu halde cezaevindeki hükümlü tahliye edilir, firari hükümlünün de araması kaldırılır. (CMK. Mad. 312)

  • Firari hükümlü yargılamanın yenilenmesine başvurabilir mi?

     Yargılamanın yenilenmesine konu edilecek hükmün kesinleşmesi şart ise de infazına başlanmış olması şart değildir. Yani cezası kesinleşen firari (henüz teslim olmamış) hükümlü de (varsa avukatı aracılığıyla) yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilir.

  • Yargılamanın yenilenmesi başvurusu nereye yapılır?

      Yargılamanın yenilenmesi başvurusu mahkumiyet hükmünü veren mahkemeye yapılır. Yargılamanın yenilenmesi başvurusunda yenileme sebebi ve delili  gösterilmelidir. Uygulamada yargılamanın yenilenmesinin ne olduğunu dahi bilmeyen kişilerin temyiz dilekçesinin başlığını değiştirerek veya basit-matbu dilekçelerle, makul sebep ve yeni delil göstermeden “sözde” yargılamanın yenilenmesi başvuruları yaptıklarını görmekteyiz ki bunların vatandaşa fayda sağlama ihtimali olmadığını söyleyelim. Çünkü CMK mad.317/2’ye göre, yargılamanın yenilenmesi talebinde yasal sebep ve bunu doğrulayacak delil gösterilmelidir. Aksi halde talep usulden reddedilir. (CMK. mad. 319)

  • Yargılamanın yenilenmesi başvurusu nasıl incelenir?

1.  Hükmü veren mahkeme yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilir olup olmadığını evrak üzerinden inceler. Değilse usulden reddeder.

2.  Kabul edilebilir görürse ilk soruşturma niteliğinde kanıtları toplar. Toplanan kanıtlar yargılamanın yenilenmesini gerektirir ciddiyette bulunursa duruşma açılır.

3.  Yeni kanıtlar öncekilerle birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet hükmünün iptalini gerektirecek ciddiyette ise hüküm iptal olur ve yeniden karar verilir. Burada daha önce mahkum edilmiş sanığın beraatine karar verilebilir. Yeni kanıtlar önceki hükmün iptalini gerektirmeyecek nitelikte ise de önceki mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilir.

  • Yargılamanın yenilenmesi başvurusunda nasıl bir sebep gösterilmelidir?

      Yargılamanın yenilenmesine konu edilen sebepler temyiz dilekçesinde veya savunmalarda ileri sürülen hususların tekrarından ibaret olmamalı, yeni olay veya kanıt niteliği taşımalıdır. Öyle ki bu yeni olay veya kanıt tek başına ya da önceki kanıtlarla birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet kararını hükümlü lehine değiştirebilecek ciddiyette olmalıdır. Aksi halde mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilecek önceki hükmün onanmasına karar verilecektir.

  • Yargılamanın yenilenmesi sebepleri nelerdir?

1.  CMK. 311/1-a Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması.

2.  CMK. 311/1-b Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmalle gerçek dışı tanıklıkta bulunduğunun veya oy verdiğinin anlaşılması.

3.  CMK. 311/1-c Hükme katılmış hakimlerden birinin hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmesi. (Örneğin davada taraflı davranması, karşı yandan rüşvet, talimat alması gibi)

4.  CMK. 311/1-d Ceza hükmü,  hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup, bu hükmün kesinleşmiş bir diğer hüküm ile ortadan kaldırılması.

5.  CMK. 311/1- e Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatını veya daha hafif bir ceza ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olması. (Uygulamada yargılamanın yenilenmesi başvurularında en çok yararlanılabilecek ve geniş yorumlanabilecek madde kanaatimce budur. Örneğin aynı konuda veya aynı kişiye karşı birbiri ile bağdaşmayan-çatışan iki kesinleşmiş hüküm var ise yeni olay nedenine (CMK. Mad. 311/1-e) dayanarak yargılamanın yenilenmesi istenebilir.)

6.  CMK 311/1-f  Mahkumiyet hükmünün AİHS ve ek protokollerine aykırı olduğunu gösterir kesinleşmiş AİHM Kararı bulunması; sadece bu hale özgü olarak AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde yargılamanın yenilenmesi istenmelidir.

7.  6216 sayılı Kanunun 50/2 maddesinden kaynaklanan yargılamanın yenilenmesi sebebi; Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı. AYM tarafından tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için ilgili mahkemenin yeniden yargılama yapması zorunludur.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30