post

Cinsel İstismardan Onanan 18 Yıl 9 Aylık Hapis Cezası Kaldırıldı.

Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi  30.04.2015 tarihinde Sanık …’ın 12 yaşındaki üvey kızı ….’ya karşı zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. (Mağdure karakolda 2012-2014 yılları arası sanığın, annesi evde yokken defalarca kendisine istismarda bulunduğunu oldukça ayrıntılı şekilde iddia etmiştir.)

Devamı

post

Çocuğun Cinsel İstismarı İftirası İle Yargılanmak

Cinsel suçlara bakan ceza avukatları dışında yalnızca başına gelen bilir; çocuğun cinsel istismarı suçuyla yargılanmanız, hatta cezalandırılmanız için çoğu kez küçük bir çocuğun sözü yeterlidir.Ahmet amca benim …a elledi.” , “Öğretmenim bacağıma, göğsüme dokundu” gibi bir söz suçsuz da olsanız hayatınızı karartabilir. Bilmeyenler “Olur mu canım öyle saçma şey” diyecekler. Çünkü adalet sistemimizden bihaberler ve umarım öğrenmek zorunda da kalmazlar.

Çocuğun cinsel istismarı suçuyla itham edildiğiniz andan itibaren iş arkadaşlarınız, komşularınız, dostunuz görünüp sendelemenizi bekleyen kim varsa “suçlu” damgasını yapıştıracaklar üzerinize… Öyle ki herkes sizi görmezden gelecek, yolunu değiştirecek. Kötü bakışları, fısıltıları duyacaksınız her yerde. Eğer esnafsanız alışveriş yapılmayacak dükkanınızdan ve eğer size yüz çevirmedilerse hala ailenizden bile uzak duracak herkes. Belki de en çok, yakınlarınızın sizden şüphe duyduğunu fark ettiğinizde üzüleceksiniz. Tutuklu değilseniz yaşayacağınız bu toplum baskısı dava sürecinde adli makamlarda yaşayacaklarınızın yanında ne yazık ki hafif kalacak.

Savcılığa ifade vermeye gittiğinizde, savcı içinden sana niye iftira etsin ki küçük bir çocuk, kesin bir şey yapmışsındır diyecek, suç vasfının ağırlığı diyecek tutuklama talebiyle sizi mahkemeye sevk edecek. Olayın şokunu atlatamadan sulh ceza hakiminin önüne, sorguya çıkacaksınız ve büyük ihtimalle de tutuklanacaksınız. Çünkü ne böyle bir ithama hazırlıklıydınız ne de sizi uyaran iyi bir ceza avukatınız vardı. Tutuklanmayıp salıverilseniz de davanız bitene kadar içiniz içinizi yiyecek (ki kaygınızda haklısınız). Hele “Tanık yok, delil yok, bir çocuğun lafıyla bir insan hayatını, onurunu, geleceğini çalamazlar ya” der de, dava sürecini hafife alır, iyi bir ceza avukatı da edinmezseniz vay halinize. Ceza yargılamasının çıkmaz sokaklarında dolaşıp dururken savunma yapıyorum sanacaksınız. Savcı mütalaasında iddianamede ne varsa aynen tekrar edip cezalandırılmanızı istediğinde şaşıracaksınız. Mahkeme de muhtemelen mütalaaya uygun şekilde ceza verecek.

“Çünkü çocuğun cinsel istismarı davalarında hep çocukların yalan söylemeyecekleri üzerinden yola çıkılır. Ama onlar sık sık yalan söylerler.”

Cinsel istismar davalarında çocukların var olmayan şeyleri ayrıntılı şekilde tasvir ettiklerine yüzlerce kez şahit olunmuştur. Çocuklar televizyonda gördükleri, anne babalarından duydukları şeyleri hayal güçleriyle birleştirdiklerinde siz bile en yakınınızdan şüphe edersiniz.

Diğer yandan bazı adli görevliler cinsel istismar mağduruna öyle bir yaklaşırlar ki biraz üstüne gitseler çocuk uydurduğunu itiraf edecekken müsaade etmezler, hatta çocuk bazen kendiliğinden itiraf etmek ister de kabul etmezler. Çünkü onlara göre çocuk kesin istismarı anlatmakta zorlanıyordur, inkar ediyorsa da utandığından, çekindiğindendir. İfadesindeki çelişkileri görmezden gelir, konuyu bildiklerinden onun yerine mantıklı şekilde toparlar, hatta çocuk sıkışıp sorularına cevap veremezse de Sana şöyle mi yaptı Ahmet amcan, böyle mi yaptı öğretmenin diyerek onun yerine ifadesini oluşturur sözde iyilik yaparlar.

Yazının başında “küçük bir çocuğun sözü cinsel istismardan cezalandırılmanız için yeterlidir demiştim, düzeltiyorum; böyle “iyiliksever” adli görevlilere ve cinsel suçlara hakim olmayan bir meslektaşa denk gelirseniz çocuğun “kafasını sallayarak” onaylaması da yeterlidir.

Çoğu cinsel istismar sanığı adam öldürenden daha çok ceza alır; çünkü istismarda haksız tahrik, meşru müdafaada sınırın aşılması gibi hafifletici veya hukuka uygunluk teşkil eden sebepler yoktur, aksine bir sürü artırım sebebi vardır. Eğer haksız yere cinsel istismar şüphelisi / sanığı haline geldiyseniz bir an önce edinebileceğiniz en iyi ceza avukatıyla çalışın.

Özgürlüğünüz değerlidir.

 

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Çocuğun Cinsel İstismarında Şikayetten Vazgeçmenin Etkisi

         Çocuğun cinsel istismarı suçu işlediğinden bahisle hakkında soruşturma başlatılan, dava açılan veya mahkumiyetine hükmedilen sanıkların ve doğal olarak yakınlarının aklına gelen ilk sorulardan biri; ‘’Acaba karşı tarafı (mağduru, mağdur ailesini) ikna etsek, şikayetlerinden vazgeçseler bu suçlamadan/davadan/hapis cezasından kurtulur muyuz?’’ sorusudur. Sorunun cevabı ise işlenen cinsel suçun türüne ve uygulanması gereken kanun maddesine göre değişmektedir;

A) TCK. 103/1 Çocuğun basit cinsel istismarında şikayetten vazgeçme;

           Çocuğun basit cinsel istismarı: Rızası olsun olmasın 15 yaşını doldurmamış veya doldursa da algılama yeteneği gelişmemiş çocukların veyahut cebir (zor kullanma), tehdit, hile gibi iradesini etkileyerek 15-18 yaş aralığındaki çocukların organ ve sair cisim sokmaya varmayan derecede vücut dokunulmazlıklarının cinsel davranışlarla ihlal edilmesidir.

     *15-18 yaş aralığında ve algılama yeteneği gelişmiş çocuğun rızası ile gerçekleştirilen ve cinsel ilişkiye (organ, cisim sokmaya) varmayan cinsel davranışlar suç teşkil etmez.

       Çocuğun basit cinsel istismarı suçu şikayete bağlı değildir; yani mağdur ve ailesi şikayetçi olmasa da suçu bir şekilde öğrenen (ihbar gibi) C. Savcılığı re’sen (kendiliğinden) soruşturma açar ve yargılama sırasında mağdur ve ailesi şikayetten vazgeçse dahi mahkeme davaya devam ederek hüküm verir, davanın düşmesi söz konusu olmaz.

      Not: Suçun sarkıntılık suretiyle (kısa süreli dokunup çekme, elleme gibi) işlenmesi halinde fail (suçu işleyen) de çocuk ise (yani 18 yaşından küçükse) suç şikayete tabidir.

B) TCK. 103/2 Çocuğun nitelikli cinsel istismarında şikayetten vazgeçme;

     Çocuğun nitelikli cinsel istismarı: 15 yaşından küçük mağdurun rızası olsun olmasın vücuduna (vajinal, oral, anal yoldan) organ veya sair cisim (cop, sopa, şişe vb.) sokulması suretiyle vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi veya 15-18 yaş aralığındaki çocuğun cebir, tehdit, hile v.b. yöntemlerle iradesini etkileyerek vücuduna organ veya sair cisim sokulmasıdır.

       Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu şikayete bağlı değildir; yani mağdur ve ailesi şikayetçi olmasa da suçu bir şekilde öğrenen (ihbar gibi) C. Savcılığı re’sen (kendiliğinden) soruşturma açar ve mağdur ve ailesi şikayetten vazgeçse dahi mahkeme davaya devam ederek hüküm verir, davanın düşmesi söz konusu olmaz.

        Sonuç; Çocuğun basit ve nitelikli cinsel istismarı suçları (sarkıntılık suçunda suç tarihinde sanığın da çocuk, yani 18 yaşını doldurmamış olması hali istisna olmak üzere) şikayete tabi değildir. Yani mağdur ve ailesinin şikayetten vazgeçmesi sizi yargılanmaktan ve hapis cezası almaktan kurtarmaz. Burada şu hususa dikkat edelim; şikayete tabi olmayan suçlarda da karşı taraf şikayetten vazgeçme dilekçesi verebilir, şikayetinden vazgeçebilir ancak bu sizin davadan/hapis cezasından kurtulmanızı sağlamayacaktır. Cinsel suçlardan yargılanan sanıklar (ve yakınları) mutlaka iyi bir ceza avukatı edinmeli, bilgisizlik nedeniyle yanılgıya düşüp içinde bulundukları durumu daha da kötüleştirmemeli, mantıklı hareket etmelidir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30