post

Uyuşturucu Suçundan Cezası Kesinleşen Sanıklar CMK 308 İle Kurtuldu

UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİNDEN 7,5 YIL CEZASI KESİNLEŞEN SANIKLAR CMK 308 İTİRAZI İLE KURTULDU.

Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 11.06.2013 tarihinde sanıklar M. A., N. C. ve H. T.’nın uyuşturucu madde ticareti suçundan 7 yıl 6 ay hapis ve 40.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildi.

Sanık müdafileri tarafından mahkumiyet hükmünün temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesi 03.04.2014 tarihinde kararın onanmasına karar verildi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 25.06.2014 tarihinde sanıkların beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hatalı olduğu görüşü ile Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin onama kararının kaldırılması için CMK 308. uyarınca itiraz kanun yoluna başvurdu.

CMK’nun 308. maddesi uyarınca Yargıtay C. Başsavcılığı’nın itirazını inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu 10.03.2015 tarihinde ….sanıkların yüklenen suçu işlemediklerine ilişkin savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı, bu haliyle sanıkların atılı suçu işlediği hususunun şüphe boyutunda kaldığını belirterek

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 03.04.2014 tarihli onama kararının KALDIRILMASINA,

3- Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2013 tarihli hükmünün, sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden mahkûmiyetlerine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,

4- Bozma nedenine göre infaza başlanılmış olması halinde sanıkların cezasının infazının durdurulmasına ve TAHLİYELERİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadıkları takdirde derhal salıverilmelerinin temini için YAZI YAZILMASINA karar verdi.

Yargıtay Ceza Dairelerinin onama kararına karşı süre sınırı olmaksızın Sanık lehine başvurulabilen olağanüstü bir kanun yolu mevcuttur. CMK 308 maddesi uyarınca Yargıtay C. Başsavcılığı Yargıtay Ceza Daireleri tarafından verilen onama kararlarına itiraz ederek sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün bozulmasını ve neticesinde sanığın mahkumiyetinin kaldırılarak beraatine karar verilmesini veya daha az cezaya mahkum edilmesini sağlayabilir.

CMK 308 uyarınca itiraz yoluna başvurma konusunda Yargıtay C. Savcılığı kendiliğinden harekete geçebilirse de Yargıtay’daki yoğun iş yükü dikkate alınırsa onbinlerce dosya arasından dosyanıza ciddi vakit ayrılıp, mağduriyetinizin farkına varılıp itiraz sebeplerinin tespit edilmesi mümkün olmayabilir. Bu nedenle CMK 308’in ne olduğunu ve uygulamasını bilen konuya hakim bir ceza avukatının desteğinden yararlanarak aleyhinize verilen onama kararına karşı CMK 308 uyarınca itirazda bulunulması konusunda ciddi ve kapsamlı bir çalışma hazırlanıp dosyanızla beraber Yargıtay C. Başsavcılığı’na gönderilmesi faydanıza olabilir

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Bozma Kararına İtiraz Kabul Edildi

SANIK ALEYHİNE VERİLEN YARGITAY BOZMA KARARINA DA CMK. 308 UYARINCA İTİRAZ EDİLEBİLİR!

Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi 29.12.2009 tarihinde kasten yaralama suçundan sanık B.. D..’nin 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.

Bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi 26.03.2013 tarihinde  sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken hatalı şekilde eyleminin yaralama olarak nitelendirildiği gerekçesi ile hükmün sanık aleyhine bozulmasına karar verdi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı  11.04.2013 tarihinde; sanığın kastının yaralama olduğu, TCK’nun 86 ve 87. maddeleri ile cezalandırılmasının yerinde olup, öldürmeye teşebbüs suçundan 81 ve 35. maddeleri gereğince karar verilmesi gerektiği yönündeki bozma ilamının yasaya aykırı olduğu görüşüyle bozma kararına karşı CMK 308 uyarınca itiraz kanun yoluna başvurarak Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün TCK’nun 53. maddesi yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talebinde bulundu.

Yargıtay C. Başsavcılığının CMK 308 maddesi uyarınca yaptığı itirazı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu 10.03.2015 tarihinde sanığın eyleminin kasten yaralama olarak kabulü gerektiğinden bahisle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 26.03.2013 tarihli bozma kararının KALDIRILMASINA,

3- Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2009 tarihli kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verdi.

Yukarıdaki olayda eylemin yaralama değil adam öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten bozma ilamına göre sanığın 3 yıl 9 aydan çok daha fazla ceza alması gerekecektiYargıtay C. Başsavcılığı CMK 308 maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin sanık aleyhine verdiği (suç vasfını sanık aleyhine ağırlaştırarak sanığın cezasının artırılmasını öngören) bozma kararına karşı sanık lehine itiraz yoluna gitmiş ve neticesinde Ceza Genel Kurulu itiraz istemini haklı bularak bozma kararını kaldırmış, hükmün onanmasına karar vermiştir. Böylece sanık 3 yıl 9 aydan çok daha fazla ceza almaktan kurtulmuştur.

CMK. 308 maddesi uyarınca genellikle Yargıtay Ceza Dairelerinin onama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilmekte ise de sanık hakkındaki beraat kararını bozan veya sanığa verilen cezayı az bularak ağırlaştırmak isteyen Yargıtay Ceza Dairelerinin BOZMA kararlarına karşı da CMK 308 uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. CMK. 308’deki anlatım gayet açıktır.

CMK 308 “Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı (onama veya bozma fark etmiyor) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen (kendiliğinden) veya istem üzerine (sanık ve sanık avukatı bu konuda bir çalışma hazırlayarak talepte bulunabilir) ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.” (Sanık lehine onama veya bozma kararına itiraz ediyorsanız süre sınırı yoktur.)

Yargıtay C. Başsavcılığı’nın yalnızca sanık “aleyhine” itiraz başvuruları açısından (yani sanığa verilen ve onanan beraat kararının bozulması veya sanığın cezasının artırılması açısından) 30 günlük süre vardır.

Sadece şahsi fikrim değildir; kanunun anlamı budur, Yargıtay Ceza Genel Kurulu da bu görüştedir. Uygulama da böyledir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30