post

   Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 15/05/2009 tarihinde Sanıklar ….. ve …’nın yaralama ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından ayrı ayrı toplam 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Sanık avukatı tarafından temyiz edilen mahkumiyet hükmü Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından 25.02.2015 tarihinde onanarak kesinleşti.

    Karar kesinleştikten sonra hükümlü avukatı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunuldu ise de talep Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18/05/2015 tarihli ek kararı ile reddedildi. Hükümlü vekili tarafından bu red kararına da itiraz edildi ancak Malatya Ağır Ceza Mahkemesi 22/05/2015 tarihli kararı ile itirazı kesin olarak reddetti.

   Hükümlü vekili bu defa CMK.’nın 309. Maddesi uyarınca Malatya Ağır Ceza Mahkemesi’nin red kararına karşı Adalet Bakanlığı’na kanun yararına bozma talebinde bulundu. 

   Adalet Bakanlığı C.İ.G.M. özetle; “…tanık olarak dinlenen … ‘in damadı olan mağdur …’un vefatı sonrasında sanıklar ve müdafisiyle yaptığı görüşmede hazırlanan Avukat … ve …’ın da huzurda bulunup imzaladıkları 15.05.2015 tarihli tutanakta, olay günü .. kendisinin ….’in elinde ilk kez silahı olay bittikten sonra gördüğünü, önceden elinde silah olmadığını, daha önceden mahkemede her ne kadar…’in elinde silah vardı ateş etti ve … ‘a ateş et dedi diye beyanda bulunduğunu belirtmiş ise de, olayın doğrusunun yukarda anlattığı gibi olduğunu, kendisinin bu şekilde ifade vermesinin sebebinin olay esnasında yere yatmış olmasından dolayı olayı eksik görmesi olduğu şeklindeki beyanının yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği’nden bahisle kanun yararına bozma isteminde bulundu.

    Talebi kabul eden Yargıtay 4. Ceza Dairesi “….Beyanı hükme esas alınan tanık … ‘in 15.05.2015 tarihli tutanakta yer alan ve dosya kapsamına göre herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılan gerçeğe aykırı bilgi verdiğine dair anlatımları ikinci evre olan “kanıt toplama” ya geçmeyi gerektirir ciddiyettedir. Bu nedenle, mercii tarafından itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır..” gerekçesi ve  2015/28881 E. 2016/13446 K. Sayılı 14.10.2016 tarihli kararı ile Malatya Ağır  Ceza Mahkemesi’nin 22.05.2015 tarihli ve 2015/333 değişik iş sayılı red kararının CMK.’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA karar verdi. 

   Sonuç olarak hükümlüler yeniden yargılanacak. Muhtemelen yargılama bu kez daha lehlerine sonuçlanacak.

    Yukarıda yer verilen emsal karar hukukta başvurulabilecek pek çok kanun yolu olduğunu, mahkumiyet kararı kesinleşen sanıkların umutsuzluğa kapılmadan iyi bir ceza avukatı edinerek hukuk mücadelelerini sürdürmeleri gerektiğini göstermektedir. Oldukça ağır cezalara mahkum edilip mahkumiyeti onanarak kesinleşen binlerce hükümlü belki de bu tür kanun yollarından bihaber olduğu için suçsuzluğunu kanıtlayamamakta, yok yere hapis yatmaktadır.

   Özgürlüğünüz değerlidir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30