post

Yargıtayda Dosyası Olan Sanık Ne Yapmalı?

Ülkemizde temyiz incelemesi oldukça uzun sürmektedir. Aslında eğer tutuklu değilse bu sanık için büyük de bir fırsattır. Sanılanın aksine beraat kararı onanarak suçlamadan tamamen kurtulmayı veya mahkum edilip de mahkumiyet hükmünün lehine bozulmasını umut eden bir sanığın temyiz aşamasında “beklemekten başka” yapabileceği (yapması gereken) şeyler vardır.

Hakkınızdaki kararın temyiz edilmesi halinde dosyanız mahkeme tarafından önce Yargıtay C. Başsavcılığına gönderilir. Yargıtay C. Başsavcılığı dosyanızı inceledikten sonra hakkınızda verilen karar ile ilgili onama – bozma – kısmen onama kısmen bozma – düzelterek onama – düşme gibi düşüncesini ifade eden yazılı mütalaa (tebliğname) ile dosyanızı karar verecek olan Yargıtay ilgili ceza dairesine gönderir. Tebliğname avukatınız varsa avukatınıza, yoksa size tebliğ edilecektir. Avukatınıza sorarak, www.turkiye.gov.tr üzerinden ya da Yargıtay tebliğname sorgulama sayfasından gerekli bilgileri girerek tebliğnamenizin yazılıp yazılmadığını ve yazıldı ise içeriğini kontrol edebilirsiniz. Çünkü Yargıtay Ceza Dairesi tebliğnameyi de dikkate alarak hüküm verecektir ve eğer aleyhinize ise tebliğnameye cevap verebilir, itirazlarınızı bildirebilirsiniz.

Hüküm kesinleştikten sonra olağanüstü kanun yollarına başvurulması için önüme gelen, incelediğim pek çok dosyada suçsuz bir insanın mahkum edildiğini ve hükümlünün daha önce (en azından temyiz aşamasında) eğer konuya hakim bir ceza avukatı tarafından savunulmuş olsa beraat edeceğini veya hakkında çok az (hayat standardını etkilemeyecek) bir cezaya hükmedileceğini düşündüğüm çok olmuştur. Aynı şekilde mahkumiyet kararlarına karşı yazılan temyiz dilekçelerinin sanığın özgürlüğünün söz konusu olduğu göz ardı edilerek son derecede yetersiz, özensiz şekilde ve ceza hukukuna hakim olmayan kişilerce yazıldığına sıklıkla şahit olmaktayım. Hatta bugüne kadar gördüğüm temyiz dilekçelerinin %90’ının işin önemine uygun şekilde hazırlanmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. (Şahsi görüşümdür.) Yine cezası Yargıtayda onandıktan sonra olağanüstü kanun yollarına başvuru açısından yardım talep eden pek çok müvekkilimin, önceki avukatının yazdığı temyiz dilekçesini cezası onanıncaya kadar görmediğini – okumadığını şaşkınlık içerisinde öğrenmekteyim.

Ülkemizde maalesef hukukun bir standartı yoktur. Ceza Mahkemelerinde yargılamalar veya temyiz incelemeleri çok dikkatli yapılmayabilmekte, oldukça hatalı kararlar verilebilmektedir. Örneğin 5. Ağır Ceza Mahkemesinde aynı şartlar altında bir sanık beraat ederken, 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından birebir aynı olayda başka bir sanık 10 yıl hapis cezası ile mahkum edilebilmekte, ailesinden, işinden mahrum olabilmektedir. Yine Yargıtay Ceza Dairesi başka bir dosyada fark ettiği ve bozma gerekçesi yaptığı aykırılığı sizin dosyanızda, hele avukatınız temyiz dilekçesinde usulünce yer vermedi ise göz ardı edebilmektedir

Eğer temyiz dilekçenizde uğradığınız haksızlıkları ”BOZMA GEREKÇESİ YAPILABİLECEK ŞEKİLDE profesyonelce ifade edebildiyseniz Yargıtay Ceza Dairesi aleyhinizdeki mahkumiyet kararının bozulmasına kolaylıkla karar verebilmektedir. Aksi halde mahkumiyetiniz onanarak hapse girmeniz de aynı kolaylıkla mümkündür.

Diğer yandan eğer mahkeme aşamasında beraat ettiyseniz ancak dosyanız temyiz edilerek Yargıtaya gönderildi ise nasıl olsa beraat ettim kötü bir şey olmaz diye düşünür dosyanızı takip etmez iseniz, Yargıtay ceza dairesi hakkınızdaki beraat kararını bozarsa ağır bir travma yaşayacaksınız demektir.

Yargıtayda dosyası olan sanık ne yapsın?

Ceza hukukuna hakim bir avukattan destek alarak Yargıtaydaki dosyanıza hüküm verilinceye kadar her zaman ek savunma – beyan dilekçesi göndererek temyiz-temyize cevap dilekçenizdeki eksiklikleri tamamlayabilir, mahkumiyetinizin bozulmasını veya beraatinizi gerektiren daha önce ifade edilmemiş ciddi hataları profesyonelce açıklayabilirsiniz.

Yargıtay uygulamalarına hakim bir ceza avukatından destek alın ve Yargıtaydaki dosyanıza mümkünse Yargıtay C. Başsavcılığının tebliğnamesi düzenlenmeden, mümkün değilse Yargıtay Ceza Dairesi tarafından karar verilmeden önce ciddi bir çalışma hazırlatarak sunulmasını sağlayın. Hele tebliğnamede mahkumiyetinizin onanması veya beraatinize ilişkin kararın bozulması istendi ise hiç vakit kaybetmeyin. Dosyanızı takip edin. Çünkü sonucundan yalnızca siz (ve aileniz) etkileneceksiniz.

Özgürlüğünüz değerlidir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Sanık Olmak

SANIK OLMAK CİDDİ BİR SAĞLIK SORUNUDUR

Sanık olmak; öncelikle psikolojik, sonrasında ise ciddi fiziksel sorunlara yol açabilecek bir rahatsızlık türüdür. Bu süreci iyi yönetemezseniz özgürlüğünüzün yanında sağlığınızı da kaybedebilirsiniz.

SEBEPLERİ-RİSK GRUPLARI

Bu rahatsızlığa herkes yakalanabilir. Trafiğe çıkıyorsanız kaza yapabilir, birisinin ölümüne yol açabilirsiniz, çok iyi bir doktor olmanıza rağmen bir hastanıza yanlış tedavi uygulayarak veya tedavisinde ihmal göstererek ölümüne neden olabilirsiniz, büyük bir şirket sahibi iseniz muhasebecinizin masum görünen bir hatası sizin ağır cezai sorumluluğunuzu doğurabilir, ticaret yapıyorsanız çek-senet teslim alırken dikkat edeceklerinizi bilmiyor olabilirsiniz, herkesin yaptığı birşeyi yaptığını düşünen fakat özellikle şikayet edilen, uğraşılan, göze batan birisi de olabilirsiniz, (Türkiye’de bazı kanun hükümlerine kimse uymaz, ancak şikayet halinde ve şikayet edilenle sınırlı olarak işlem yapılır, şikayet edilenin hayatı karartılır, diğerleri hayatlarına devam ederler.) bir anlık öfkenize kapılarak barda kız arkadaşınıza laf atan adamın kafasında bira şişesini kırmış olabilirsiniz, kardeşinizle şakalaşırken basit bir darbe sonucu ölümüne neden olabilirsiniz, gerçekten bir hataya düşmüş, bile isteye sanık olmuş, ancak sonuçlarının bu kadar ağır olabileceğini düşünmemiş de olabilirsiniz veya sadece yanlış zamanda yanlış yerde bulunmuş olabilirsiniz. Buraya bizzat şahit olduğum yüzlerce örnek yazmam mümkündür. Yani sanık olmak dil, din, ırk, cinsiyet, sosyal statü v.s. ayırt etmez. Kaderinizde varsa sanık olursunuz. Önemli olan sağlığınızı bozmadan bu rahatsızlıkla nasıl mücadele edeceğinizi  ve tedavisi için yapmanız gerekenleri bilmenizdir.

RAHATSIZLIĞIN ORTAYA ÇIKIŞI

Herhangi bir suç işlediğiniz iddiası ile C. Savcısı tarafından hakkınızda bir iddianame düzenlendi. Bu iddianamenin mahkemece kabulü ile artık sanık olmuşsunuzdur. İçinde iddianamenin, üzerinde de yargılanacağınız mahkemenin ve duruşma tarihinin bulunduğu bir zarf adresinize gelir. İsminizin önüne eklenen “Sanık” ibaresinin ciddiyetini henüz kavramamış olabilirsiniz. (Tabi iddianame düzenlenmeden önce tutuklanmış ve süreci cezaevinden takip ediyorsanız konunun ciddiyetini çok önceden kavramış da olabilirsiniz.)

Hakkınızda bir ceza davası açıldığında sizi bekleyen en büyük tehlike konuyu yeteri kadar ÖNEMSEMEMENİZ, yok saymanızdır. Eğer çevrenizde görüştüğünüz kişiler, ki bunların içerisinde avukatlar da olabilir, size “merak etme, korkma, bundan bir şey çıkmaz, sen işine bak” diyorlarsa onlar da içinde bulunduğunuz durumun pek farkında değiller demektir. Ceza alıp temyiz aşamasında hukuki yardım talep eden Müvekkillerimin oldukça endişeli şekilde “eski avukatım bundan bir şey çıkmaz demişti, ben de çok önemsemedim” dediğine sıklıkla şahit olmuşumdur. Olumsuz bir sonuç halinde hapse girecek, işinden-mesleğinden olacak, sosyal hayatı zarar görecek, belki evliliği bitecek, maddi kayba uğrayacak olan sizsiniz, size sözde tavsiye vererek rahatlatmaya çalışan kişiler değil. Eskilerin bir sözü vardır: ‘’El elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış’’. Kaybolan sizin eşeğinizse arama çalışmalarını ciddiyetle ve konunun ciddiyetini kavrayan kişilerle sürdürmeniz yararınıza olacaktır, türkü söyleyenlerle değil.

SÜREÇ

Bir ceza davasında sanık olmak ciddi bir rahatsızlık hatta iyi yönetilmez ise oldukça ciddi bir sağlık sorunudur. Çünkü savcının hakkınızda kolaylıkla düzenlendiği bir iddianame önünüzdeki 3-5 yıl hatta belki de daha fazla bir süre rahat bir yaşam sürmenize engel olacaktır. 

NASIL MI?

Herhangi bir sebeple açılan kamu davası yürür. Yani C. Savcısı tarafından hakkınızda düzenlenen iddianameye göre mahkum olmanızın zor olduğunu, masumiyetinizin çok açık olduğunu düşünseniz bile hakkınızda bir şekilde ceza davası açıldı ise bu ceza davası birkaç yıl veya daha uzun sürecektir. Bu süreçte duruşmalara katılacaksınız. Mahkemece deliller toplanacak, tanıklar, şikayetçiler dinlenecek, duruma göre bilirkişi raporu alınacak, usuli işlemler yapılacak. Sonuçta beraat etseniz dahi hakkınızda iddianame düzenleyen C. Savcılığı muhtemelen basit bir dilekçe ile beraatinize ilişkin hükmü temyiz edecek. Bence beraat etmesi yanlış, mahkum olmalıydı diyecek. Veya şikayetçi olup da mahkemeye katılan kişi ya da kurum yapacak bunu. Bunun anlamı beraat etmiş olsanız bile dosyanız temyizde ONANANA, beraat kararınız kesinleşene kadar rahat değilsiniz. Tatildesiniz; herkes gülüyor, eğleniyor, denize giriyor, siz dalıyorsunuz. Ailenizle çok sevdiğiniz diziyi, filmi, maçı izliyorsunuz bir an dalıyorsunuz. Çok yorgunsunuz gece yatağa giriyorsunuz ama uyuyamıyorsunuz. Aklınızın bir köşesinde ‘’acaba ceza alır mıyım veya beraat ettiğim dosya Yargıtay’da bozulursa ne yaparım?’’ düşüncesi var.

TEDAVİ

Tıpta “teşhis tedavinin yarısıdır.” derler. Aslında hayatın her alanında böyledir. Neyin yanlış olduğunu, sorunun nerden kaynaklandığını tespit edene kadar sorunu çözmeniz de mümkün değildir. Sanık olma rahatsızlığının temelinde yatan şey korkudur. Korku genellikle bilgisizlikten ileri gelir ve sanılanın aksine kötü bir şey de değildir. Korku insanın bilinmeyen tehlikelere daha dikkatli yaklaşması için sahip olduğu bir içgüdüdür. Mesela insan karanlıktan neden korkar? Çünkü çevresinde ona zarar verecek bir canlı, ortam ya da madde var mı göremez.

Korku denince  aklıma hep aynı hikaye gelir; Gece vakti yolda yürüyen bir adamın ayağı kayar ve yoldan aşağı düşmeye başlar. Yolun uçuruma vardığını bildiğinden son anda bir dala tutunur. Karanlıkta görebildiği tek şey de altındaki uçsuz bucaksız uçurumdur. Bağırır, çağırır kimseye sesini duyuramaz. Gücü tükenmek üzeredir. Güneş doğana kadar mücadelesini sürdürür ve dalı bırakmaz. Hava aydınlandığında aşağı bakar ve yalnızca yarım metre altında geceyi rahatlıkla geçirebileceği geniş bir düzlük olduğunu gece boyu çektiği azabın-korkunun yersiz olduğunu görür. Özetle korkunun en büyük düşmanı bilgidir, aydınlıktır. Korkunuzun türüne göre eğer kendiniz yapamıyorsanız, sizin için karanlığa ışık tutacak ve belki de korkmaya değer bir şey olmadığını size gösterecek uzmanlardan destek almanız yerinde olacaktır.

Sanık olmanın temelindeki korkular ise; Özgürlüğünden olmak, hapse girmek; tanımadığı ve belki de hayatında hiç karşılaşmadığı türde insanlarla bir arada vakit geçirmek zorunda kalmak, hapishane şartlarına uyum sağlayıp sağlayamayacağını bilememek, işini-mesleğini kaybetmek, cezaevinden sonra ne iş yapacağını bilememek, sosyal yaşantısının bozulması, aileden, eşten, çocuklardan ayrı kalmak, evliliğin bitmesi, itibarını kaybetmek şeklinde sıralanabilir.

Her sanığın öncelikle bu hassas süreçte kendisine destek olacak ve savunmasını üstlenecek, yeterli donanıma sahip iyi bir ceza avukatına ve iyi bir psikoloğa ihtiyacı vardır. Sanık dosyası ile ilgili tüm kanun yollarının işletildiğine ve hukuki mücadelenin verildiğine emin olmalı, yaşayabileceği riskin sınırlarını, neler yapılıp yapılamayacağını, ortaya çıkacak sonuçtan sosyal hayatının etkilenip etkilenmeyeceğini ceza avukatından net olarak öğrenebilmelidir. Ceza avukatı sanığın aklına takılan her türlü  soruya kolaylıkla cevap verebilecek, geçiştirmeyecek donanımda olmalıdır. Rahatsızlığınıza bir an önce son vermek veya en azından sağlığınıza zarar vermeyecek düzeye indirmek için mutlaka iyi bir ceza avukatı ve psikologdan destek alın.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Ceza Davasında Sanık Olmak

Hakkınızda düzenlenen iddianameyi  ve duruşma gününü tebliğ aldınız ve örneğin Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinde sanık sıfatı ile yargılanacağınızı öğrendiniz. İddianame içeriğinde yer alan suçlamaları zorlanarak okudunuz.  Psikolojik olarak neredeyse bir travmanın eşiğindesiniz. Her duruşma günü yaklaştığında psikolojinizin daha da bozulması, uykularınızın kaçması aslında çok normal ve çözümü bir o kadar basit.

Peki ne yapmalısınız? Devamı

post

Mahkemede nasıl davranmalıyım?

Öncelikle içinde bulunduğunuz durum ve dava türüne (hukuk veya ceza davası) göre yargılamadaki sıfatınız (müşteki, sanık, tanık, davacı, davalı) bu soru açısından belirleyici olacaktır. Hukuk Mahkemelerinde davacı ve davalı sıfatına haiz olanlar için pek çok ayrıntı mevcut olduğundan şimdilik ceza yargılamasındakileri belirtmekle yetineceğiz.

Tanık iseniz;

Mahkeme hakimi tanıklığınıza başvurulan olay hakkında ne bildiğinizi soracaktır. Burada bizzat görüp duyduğunuz olayları anlatmanız ve size sorulan konudan uzaklaşmamanız gerekir. Yalan yere yemin ederek hakkında bilgi sahibi olmadığınız bir konuda yalan beyanlarda bulunarak ifade verirseniz hapis cezası ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Tanıklıktan çekinme hakkınızın olduğu bir durum mevcutsa bu hakkınızı kullanabilir tanıklık yapmaktan çekinebilirsiniz.

Sanık iseniz;

Mahkeme hakimi yasal haklarınızı açıkladıktan sonra hakkınızdaki iddianameyi, suçlamayı size belirterek bu suçlamalara karşı diyeceklerinizi sorar. Eğer mahkemeden önce karakolda ya da savcılık önünde aynı konuda daha önce ifade vermiş iseniz ve mahkeme önündeki ifadeniz de önceki ifadenizden farklı olursa çelişkilerin sebebi de hakim tarafından size sorulacaktır. Mahkeme önünde savunmanız oldukça önemlidir. Bu nedenle eğer imkanınız varsa bir avukattan yardım almanız faydanıza olacaktır.

Müşteki (Şikayetçi ) iseniz;

Mahkemede şikayetiniz ile ilgili ifadenize başvurulacak davaya katılmak isteyip istemediğiniz sorulacaktır. Eğer mahkemeden önce karakolda ya da savcılık önünde aynı konuda daha önce ifade vermiş iseniz veya şikayet dilekçenizde beyanlarınızı sunmuşsanız, mahkeme önündeki ifadeniz de önceki ifadenizden farklı olursa çelişkilerin sebebi de hakim tarafından size sorulacaktır. Mahkemece sorulacak sorulara konu dışına çıkmadan sade bir anlatımla cevap verebilirsiniz. Mahkeme önündeki beyanlarınız ve şikayetiniz sonucu hak kaybına uğramamanız oldukça önemlidir. Bu nedenle eğer imkanınız varsa bir avukattan yardım almanız faydanıza olacaktır.

Mahkeme önünde sıfatınız ne olursa olsun duruşmaya giderken kimliğinizi yanınızda (nüfus cüzdanı, ehliyet veya pasaport) bulundurmayı unutmayınız.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Sanık nedir?

Bir suç işlediği şüphesi ile hakkında soruşturma başlatılan kişiye şüpheli denir. Şüpheli hakkında o suçu işlediği kanaatine varan C. Savcılığı iddianame hazırlar ve iddianamenin Mahkemece kabulünden sonra şüphelinin sıfatı sanık olarak değişir. Özetle ; Sanık cezalandırılması istemi ile hakkında dava açılmış kimsedir.

Devamı