post

Kanun Yararına Bozma Başvurusu Sonrası Süreç

     Dilekçeyi alan C. Başsavcılığı dosyayı mahkemesinden isteyecek ve dosyayı inceleyerek, gerekçeli görüşlerini de belirterek (uygulamada yerel savcılığın kendi görüşünü de belirtme usulüne her zaman uymadığı görülmektedir.) dosyayı dilekçenin gönderilmesi istenen kuruma Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Kanun Yararına Bozma Bürosu’na (veya Yargıtay C. Başsavcılığı’na) gönderecektir.

    İnceleme sonunda Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma yoluna başvurulması gerektiği kanaatine varırsa Yargıtay C. Başsavcılığı aracılığıyla dosyayı Yargıtay ilgili ceza dairesine gönderir. (İşbölümüne göre dosya temyiz edilmiş olsaydı hangi daireye gidecekse o daireye gönderilecektir.) Yargıtay İlgili Ceza Dairesi Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebini yerinde görürse mahkumiyet kararının bozulmasına karar verir. Eğer hukuka aykırılık nedeni mahkumiyet kararının kaldırılmasını veya daha az cezaya hükmedilmesini gerektiriyorsa, cezanın kaldırılmasına veya daha hafif cezaya hükmedilmesine doğrudan Yargıtay Ceza Dairesi tarafından karar verilir. Eğer hukuka aykırılık nedeni davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma ve kısıtlama sonucunu doğuran bir usul işlemine ilişkin ise mahkumiyet kararı bozularak dosya yerel mahkemeye gönderilir ve kararı veren yerel mahkeme tarafından yeniden yapılacak yargılama sonucunda gereken hüküm verilir. (Kanun yararına bozma kararlarına karşı yerel mahkemece direnilemez ve kanun yararına bozma sonrası yerel mahkemece verilecek hüküm hiçbir şekilde önceki hükümle belirlenmiş cezadan fazla olamaz.) Yargıtay Ceza Dairesince mahkumiyet hükmünün hükümlü lehine kanun yararına bozulması yönünde bir karar verirse, hükmün infazının durdurulmasına ve hükümlü başka bir suçta hükümlü veya tutuklu değil ise derhal salıverilmesi için yazı yazılmasına da karar verilmektedir.

     Kanun yararına bozma olağanüstü bir denetim yolu olması sebebiyle dar kapsamlıdır; yani temyizde ileri sürülebilecek ve incelenebilecek her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir kanun yolu değildir. Uygulamada delillerin takdir ve değerlendirilmesinde Yerel Mahkemece hataya düşüldüğünden ya da mahkemenin kanaat ve takdir yetkisine giren veya takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklarla ilgili olarak kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağına dair  kararlar verilmektedir.

    Bu kanun yoluna başvurulması istenmesinin herhangi bir şekilde hükümlü aleyhine sonuç doğurma ihtimali olmadığı değerlendirildiğinde temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen mahkumiyet hükümlerine karşı eğer hükümde hukuka aykırılık olduğu düşünülüyorsa (mümkünse konuya hakim bir ceza avukatından destek alarak) Adalet Bakanlığı’ndan kanun yararına bozma kanun yoluna başvurmasının talep edilmesi gerektiğini düşünmekteyim.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Kanun Yararına Bozma Başvurusunda Usul

Başvuru Süresi;

     Kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulması açısından herhangi bir süre sınırlaması yoktur. Hüküm tamamen infaz edilmiş olsa dahi bu yola başvurulmasına engel değildir. Çünkü hükmün sicil kaydına geçme ve tekerrüre esas alınma gibi sonuçları infazdan sonra devam etmektedir.

Başvuru Şekli;

     Adalet Bakanlığı’ndan sanık lehine “hukuka aykırı bir kararın kanun yararına bozulmasını talep etmesi” isteniyorsa Bakanlık, Sanık veya müdafiinin talep ve gerekçesi ile bağlı olmasa da yazılı bir dilekçe sunularak neden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi gerektiğinin başvurulması istenen kanun yolunun tekniğine uygun şekilde açıklanması isabetli olur. Adalet Bakanlığı’ndaki iş yoğunluğu da dikkate alındığında ceza hukukuna hakim bir avukat tarafından ciddi vakit ayrılıp dosya üzerinde inceleme yapılarak kanun yararına bozma yasa yoluna uygun bir çalışma hazırlanarak gönderilmesi, talebi inceleyecek kanun yararına bozma bürosunun değerlendirme sürecini kısaltmak ve dikkate değer bir hukuka aykırılığın sehven gözden kaçırılmasını engellemek suretiyle hükümlü lehine değerlendirilebilir.

Başvurulacak Merci;

    Mahkumiyet kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği hallerde, Adalet Bakanlığı’na (veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na) gönderilmek üzere kararın verildiği yer C. Başsavcılığı’na verilecek bir dilekçe ile Adalet Bakanlığı’ndan (veya Yargıtay C. Başsavcılığından -kısıtlı yetkisi var) kanun yararına bozma yoluna başvurması istenebilir. Dilekçenin, inceleme yetkisi daha geniş olduğu için Adalet Bakanlığı’na gönderilmesinin istenmesinin daha doğru olacağı kanaatindeyim. Doğrudan da Adalet Bakanlığı’na veya Yargıtay C. Başsavcılığı’na da başvurulabilir, ancak bu halde  mahallinden dosya incelenmek üzere isteneceğinden isteme ve dosyanın geliş süreci zaman kaybı oluşturacaktır.

Başvuruda Bulunabilecek Kişiler?

     Bu dilekçeyi hükümlü müdafi, hükümlü vasisi veya herhangi bir ilgili verebilir. Esasen kimlerin bu konuda başvuruda bulunabileceğine yönelik kanunda bir kısıtlamaya gidilmemiş, Adalet Bakanlığı’nın hukuka aykırılığı bir şekilde öğrenmesinden bahsedilmiştir. Kendi verdiği ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen bir kararındaki hukuka aykırılığı fark eden Mahkeme dahi kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurması için Adalet Bakanlığı’na müracaat edebilir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Kanun Yararına Bozmanın Kapsamı

Temyize tabi olmayan kesin nitelikteki kararlar veya temyizi mümkün bulunmasına rağmen temyiz süresinin kaçırılması ya da farklı bir sebeple temyize başvurulmaması üzerine kesinleşen kararlara karşı Adalet Bakanlığı’ndan kanun yararına bozma yoluna başvurması istenebilir. Temyiz başvurusunun süresinde yapılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi halinde de kararın temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği ve kanun yararına bozma incelemesine konu edilebileceğinde duraksama bulunmamaktadır. Kanun yararına bozma, maddi gerçeğe ulaşma açısından önemlidir. Temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararda bulunan ciddi nitelikteki (hükme etkili) hata, sırf kararın kesinleştiğinden bahisle göz ardı edilemez.

Kanun Yararına Bozma İle İlgili Yasal Mevzuat;

CMK 309. Maddesine göre; Mahkeme tarafından verilen ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılı olarak bildirir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (Başsavcılık bir nevi aracıdır. Başsavcılığın, Bakanlığın kendisine gönderdiği kanun yararına bozma talebini Yargıtay ilgili ceza dairesine göndermeme yetkisi-keyfiyeti yoktur, göndermek zorundadır.)

   Yargıtay ilgili ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. (Ceza dairesi CMK 309 maddesi açısından inceleme yaptıktan sonra Bakanlığın kanun yararına bozma talebini kabul edip etmemekte serbesttir.)

   CMK 310. Mad. göre; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da 309.maddenin 4. fıkrasının d bendi uyarınca Yargıtay tarafından hükümlünün cezasının kaldırılmasının veya hükümlüye daha az ceza verilmesinin mümkün olduğu ve bu konuda Adalet Bakanlığı’nın başvurmadığı durumda doğrudan kanun yararına bozma için Yargıtay’ın ilgili ceza dairesine başvurabilme yetkisi vardır. (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın bu konudaki yetkisi bu bent ile kısıtlı ve istisnaidir.)

   Kanun yararına bozmada kural olarak yetki Adalet Bakanlığı’ndadır. Ancak Adalet Bakanlığı’nın da temyiz edilmeksizin kesinleşen kararları kendiliğinden inceleyerek kanun yararına bozma yoluna gidip gitmeyeceği açısından bir hukuka aykırılık değerlendirmesinden geçirmesi gibi bir usul yoktur. Kanun maddesinde Adalet Bakanlığı’nın kendiliğinden değil hukuka aykırılığı öğrenmesi ile bu konuda bir değerlendirme yapacağı düzenlenmiştir.

    Bozma nedenleri yönünden bir sınırlama getirilmemiş ise de esasa, cezanın miktarına, savunma hakkına ve özellikle hükümlünün hukuki durumunda değişiklik meydana getirmeye elverişli hukuka aykırılık nedenleri ile karar veya hükmün kanun yararına bozulması yoluna gidilebileceği CMK 309. maddesi içeriğinden anlaşılmaktadır. Esasa ve hükme etkili usul yanlışlıkları da Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozmaya konu edilebilir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Kanun Yararına Bozma Nedir?

Kanun yararına bozma (CMK. 309-310); sulh ceza hakimliği, asliye ceza mahkemesi veya ağır ceza mahkemesi tarafından verilip de istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlarda hüküm verildiği zaman mevcut hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur. Devamı