post

Ceza Mahkemesinde Neden Mahkumiyetinize Karar Verilir?

           Hakkında ceza davası açılan sanık, yargılama boyunca suçunun ispat edilemediğini, cezalandırılması için yeterli delil olmadığını, sunduğu deliller, dinlettiği tanıklarla şikayetçinin iddialarını çürüttüğünü düşünebilir. Yahut avukatının “merak etme, bir şey çıkmaz bu dosyadan, kesin beraat edeceksin gibi sözlerine inanabilir. (ki haliyle inanmak da isteyecektir) Bu nedenle hakkında mahkumiyet kararı verildiğinde büyük bir şaşkınlık yaşar. Neden ceza aldım? diye düşünür durur. Avukatına sorduğunda bu kez “merak etme itiraz/temyiz edeceğiz İstinafta/Yargıtay’da bu karar kesin bozulur.” şeklinde bir cevapla karşılaşır. Ancak bu sefer içine bir kuşku düşer, çünkü daha önce de beraat edeceğine yönelik benzer vaatler duymuştur.

          Neden mahkum edildim? sorusunun cevabı aslında oldukça basittir

      Hakkınızda iddianame düzenlenip dava açıldığında, davanın sınırlarını iddianamedeki anlatım ve sevk maddeleri belirleyecektir ve ülkemizde iddianame bir nev’i mahkumiyet kararı taslağıdır. Ceza davası sürecinde mahkeme, iddianamede anlatılan olaya ilişkin soruşturma aşamasında ifadeleri alınan tarafları, tanıkları çağırıp tekrar dinleyecek hatta yanlış da olsa bazen “karakoldaki-savcılıktaki ifademi tekrar ediyorum” şeklindeki anlatımlarıyla yetinerek bir an önce karar vermeye çalışacaktır. Öncelikle mahkemenin önünde binlerce dosya vardır ve hayatınızı ilgilendiren dosya mahkeme için yalnızca sonuçlandırılması gereken bir iştir. Yine mahkemede karar verecek olan hakim de insandır ve genel kuraldır; insanoğlu basit olanı tercih eder.

          Eğer dava boyunca dert anlatmaktan, suçu inkardan öteye geçerek mahkemeye beraat kararına gerekçe gösterebileceği formatta ve hukuki yeterlilikte bir çalışma sunamadıysanız (avukatınız tarafından sunulmasını sağlamadıysanız) mahkemenin elindeki tek ve en basit seçenek; iddianamedeki anlatımın bir benzerini (aşağı yukarı aynısını) tekrar edip iddianamede belirtilen kanun maddelerinden cezalandırılmanıza yani mahkumiyetinize karar vermek olacaktır. Çünkü beraatinize karar verilmesi için iddianamedeki anlatıma karşı aynı hukuki değerde bir gerekçe oluşturmak gerekecektir ki bu da ciddi emek ve vakit gerektirir, binlerce dosyaya bakan mahkeme bunu oluşturmaya çalışmaktan kaçınabilir.

       Diğer bir deyişle dava açıldığında dosyada yalnızca tek seçenek; a) iddianame (mahkumiyet kararı taslağı) vardır. Sizin b) şıkkını yani mahkemece beraat kararına gerekçe gösterilebilecek formatta ve hukuki yeterlilikte bir çalışma (beraat kararı taslağı) sunmanız gerekir ki beraat etme ihtimaliniz güçlensin. Yine bölge adliye mahkemesindeki istinaf yahut yargıtaydaki temyiz incelemesinin lehinize sonuçlanması ihtimali de istinaf yahut temyiz dilekçenizin yeterliliğiyle orantılı olarak artacaktır. Çünkü orada karar verecek olan hakimler de insandır ve onlar için en basit seçenek şablon bir karar kullanarakistinaf başvurusunun esastan reddine”  ya da “usul ve yasaya uygun hükmün onanmasınakarar vermektir. Dikkat ederseniz esastan red veya onama kararlarının hemen hemen hepsinin gerekçesinde itirazlarınızın ne sebeple reddedildiği yazmaz. Aynı olumsuz şablon gerekçe kopyala yapıştır yapılarak yüzbinlerce dosyaya sunulmaktadır. Yani aleyhinize karar verilmesi hiçbir emek ve zaman gerektirmezken, lehinize karar verilmesi aksini gerektirmektedir ve bu gerçek de aleyhinize karar verilmesi (kararın onanması) ihtimalini peşinen yükseltmektedir. Yargı sistemimizdeki zaafları ve uygulama eksikliklerini giderebilecek en önemli unsur ceza avukatıdır ve imkanınız doğrultusunda edinebileceğiniz en iyi ceza avukatıyla çalışmanız şüphesiz yararınıza olacaktır.

       Özgürlüğünüz değerlidir.

post

Ceza Mahkemesinde Nasıl Beraat Edilir?

     Ceza hukukunda her suç tipinin kendine özgü delil değerlendirme şekli ve mahkumiyet kriterleri vardır. Bunlar kitaplarda açıkça önünüze konulan, herhangi bir hukukçuya, avukata sorup cevabını alabileceğiniz şeyler değildir. Sürekli okumayı, ceza mahkemelerinin o suç tipindeki beraat ve mahkumiyet kararlarına, İstinaf ve Yargıtay uygulamalarına tümüyle hakim olup bir anlayış geliştirmeyi gerektirir.

       Ceza mahkemesinin sanığın yargılandığı suç türünde hangi durumlarda beraat, hangi durumlarda ise mahkumiyet kararı verdiğini, beraat kararı alabilmek için hangi noktalara odaklanılması, hangi delillerin toplanması gerektiğini bilmeyen, mahkemenin ilgi alanını etkilemeyen konularda veya sadece teorik savunma yapan bir ceza avukatının gayreti, böbreklerinden rahatsız olan kişinin ısrarla akciğerlerine tedavi uygulamaya çalışan veya karnına masaj yapmakla yetinen bir doktorunkinden farksızdır. Tıpta teşhis tedavinin yarısıdır.”derler. Bu söz ceza hukukunda da aynen geçerlidir; Doğru savunma yapabilmek için önce sorunu doğru tespit etmeniz gerekir. Eğer sanık yahut sanık yakını olup da mahkeme salonunda avukatınızın savunması sırasında hakimin ilgisiz kaldığını, sık sık avukatınıza müdahale ederek bir an önce duruşmayı bitirmek istediğini, hatta avukatınızla “konuyla ne alakası var” babında tartıştığını gözlemlediyseniz ne demek istediğimi anlamanız kolay olacaktır.

        Konuyu uygulamada avukatların en çok zorlandığı, nasıl savunma yapacağını bilemediği suç türlerinden cinsel suçlar üzerinden örneklerle izah etmeye çalışacağım. Ancak hangi suçtan yargılanıyor olursa olsunlar her sanık açısından aşağıda vereceğim bilgilerin yol gösterici olacağına ve ciddi fayda sağlayacağına eminim.

       Cinsel suçlarda delil değerlendirmesi nasıl yapılıyor? Mahkeme neye göre mahkumiyet veya beraat kararı veriyor, hangi noktalara bakıyor? “Biraz” anlatalım. 

1. Olayın adli makamlara intikal şekli ve zamanı;

       Olay sıcağı sıcağına, mağdurun veya ailesinin şikayeti üzerine mi, yoksa çevrede çıkan söylenti yahut husumet sonucu mu adli makamlara intikal etmiş? Olay adli makamlara geç intikal etti ise; şikayette gecikmenin nedeni  sorgulanır, makul bir nedeni varsa araştırılıp bulunmalıdır. (Gecikme ancak aile içi cinsel istismarda makul karşılanabilir, yine olay tarihinde 15 yaşın altında olan mağdurlar açısından gecikme hususu aile içi istismar kadar olmasa da makul karşılanır ancak yine de mahkemece araştırılır, göz ardı edilmez.)

2. Olayın gerçekleştiği yer suçun işlenmesine elverişli mi?

       Örneğin nitelikli cinsel saldırı veya çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda olay yerinin fiziksel özellikleri bakımından suçun işlenmesine uygun olup olmadığı; çevreye uzaklığı, eylemin çevreden görülüp görülemeyeceği, mağdur bağırsa, dirense seslerin duyulup duyulamayacağı suça konu eylem açısından sanığın nüfuz ve hakimiyet tesisine elverişli olup olmadığının belirlenmesi, gerekirse mağdur da refakate alınıp keşif yapılması gerekir.

3. Suçlamanın tıbbi deliller, hastane raporları ile doğrulanıp doğrulanmadığı;

       Örneğin nitelikli cinsel saldırı veya çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda mağdurun vücudunda, özellikle cinsel bölgesinde olayı doğrulayan tıbbi bulgular, darp-cebir izleri, sıyrıklar, ekimozlar, sanığa ait dna örnekleri mevcut mu? Mağdur şikayette bulunduğunda üstü başı perişan halde mi, kıyafetlerinde zorlamaya ilişkin bulgu (yırtılma, kopma) çamaşırında dna örneği (sperm, kan, tükürük vs.) var mı? Aynı şekilde sanığın vücudu ve kıyafetlerinde olayı doğrulayan tıbbi bulgu var mı?

4. En önemli kriter; Mağdurenin anlatımları aşamalarda istikrarlı ve hayatın olağan akışına uygun mu?

           Cinsel suçlar genellikle dört duvar arasında gerçekleşen ve tanık bulunması zor suçlardan biridir. Bu nedenle mağdurenin iffetini ortaya atarak durup dururken böyle ciddi bir iddiada bulunmayacağı kabul edilerek diğer suçlara oranla mağdure beyanına daha fazla değer verilir. Hatta mağdurenin dosyadaki tüm anlatımları detaylı, tutarlı ve hayatın olağan akışına uygun ise başka bir delille doğrulanmasa da sanığın mahkumiyetine esas alınabilir. Bu nedenle Mağdurenin aşamalarda (karakolda, savcılıkta, duruşmada) birbiriyle tutarlı olmayan ve çelişen beyanları mevcutsa (iddiaları tıbbi deliller ve tanık anlatımları ile de doğrulanmıyorsa, sanık da başından beri inkara yönelik savunmada bulunduysa) sanığın beraat etme ihtimali yüksektir. Aksi durumda da mahkum olma ihtimali yüksektir. Bu nedenle cinsel istismarda mağdurenin ifadesi kural olarak bir kez alındığından mağdurenin dinlendiği duruşmada sanık avukatının performansı, mağdura sorular sorarak ifadeleri arasında çelişki yaratabilmesi hayati derecede önemlidir. Diyelim ki bu şansınızı kaçırdınız. Cinsel istismar mağduru ikinci kez dinlenebilir mi? Her dinlenilmesinde psikolojisinin daha fazla bozulacağı kabul edildiğinden mağdur çocuk kural olarak mahkemede bir defa dinlenilebilir. ANCAK CMK.’nın 236/2 maddesine göre maddi gerçeğin ortaya çıkartılması için zorunlu olduğu takdirde mahkeme huzuruna ikinci kez çağrılabilir ve dinlenebilir

5. Sanığın savunması:

        Mağdurenin isnatta bulunma sebebi, yani neden sanığı böyle bir şeyle suçlamış olabileceği, aralarında husumetin var olup olmadığı sanığa sorularak açıklattırılır. Sanık suçu inkar ederken mağdurenin bazı anlatımlarını doğrulayarak evet iddia edildiği gibi şöyle oldu ancak böyle olmadı gibi beyanda bulunduysa bu durum adli makamlarca sanık aleyhine değerlendirilip tevilli (kaçamaklı-dolaylı) ikrar olarak kabul edilebilir.

6. Mağdurun yaşının önem arz ettiği haller;

         Çocuğun basit veya nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve cinsel taciz (çocuğa ilişkin ağırlaştırıcı neden açısından) suçlarında suç niteliğine etkisi nazara alınarak mağdurun suç tarihindeki yaşı konusunda şüphe, ihtilaf varsa ya da mağdurenin 15 ya da 18 yaşını doldurmasına kısa bir süre kalmışsa mağdureye ait doğum tutanağı getirtilip mağdurenin resmi bir kurumda doğmadığının anlaşılması halinde gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra  sanığın hukuki durumunun tayini gerekir.

      Yukarıda cinsel suçlarla ilgili değerlendirme kriterlerinden “bazılarına” yer verilmiştir. Belirtilenler dışında dosyadaki suç tipine göre mahkemenin vereceği kararı doğrudan etkileyebilecek pek çok delil elde etme yöntemi ve savunma şekli mevcuttur. Diğer yandan sadece ceza usul hukukuna göre beraat ve bozma gerekçesi yapılabilecek pek çok husus vardır ki yukarıda bir tanesine dahi yer verilmemiştir.

       Özetle; Uyuşturucu madde ticareti, yaralama, öldürme, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, zimmet, kaçakçılık, özel hayatın gizliliğini ihlal, güveni kötüye kullanma v.s. hangi suçtan hakkınızda dava açılmış veya mahkum edilmiş olursanız olun yukarıda izah edildiği gibi o suça özgü onlarca değerlendirme ve mahkumiyet  kriteri mevcuttur. Mahkemeler yargılamayı gelişigüzel yapmaz. İstinaf ve temyiz gibi kanun yolu başvuruları da yine belli kriter ve kurallara göre incelenir. Eğer haksız yere yargılandığınızı veya mahkum edildiğinizi düşünüyorsanız, umutsuzluğa kapılmayın. Her suç tipine göre kendinizi savunma konusunda kullanabileceğiniz pek çok delil elde etme yöntemi ve değerlendirme kriteri vardır. Bir an önce iyi bir ceza avukatı edinmeniz ve doğru şekilde savunma yapmanız faydanıza olacaktır.

     Özgürlüğünüz değerlidir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Ceza Mahkemesi Mahkumiyet Kararına Karşı İstinaf Yolu

İstinaf yoluna başvurma dilekçesinin ceza mahkemesinde istinaf yoluna hakim bir ceza avukatı tarafından, istinaf sebepleri profesyonelce gösterilerek hazırlanması kanaatimce zorunludur. Çünkü gerek yeni kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinde dosya yoğunluğunun fazla olması gerekse ülkemizde yaşanan malum olaylardan ötürü ciddi hakim-savcı açığı oluşması sebebiyle istinaf incelemesinde dosyanıza yeterli vaktin ayrılması zordur. Oldukça yeni olan istinaf uygulamasına kendisini ceza avukatı olarak nitelendiren tüm meslektaşların hakim olduğunu söylemek de ne yazık ki mümkün değildir. Bu nedenle İstinaf yolunda mahkumiyet kararınızın kaldırılıp dosyanızın yeniden görülmesini, beraatinize karar verilmesini  veya lehinize bozmaya hükmedilmesini istiyorsanız mutlaka iyi bir ceza avukatından destek almalısınız.

İSTİNAF (BÖLGE ADLİYE) MAHKEMESİ CEZA DAİRELERİNDE HANGİ YENİ DELİLLER İLERİ SÜRÜLEBİLİR?

İstinafa konu mahkumiyet kararını veren Yerel mahkemede ileri sürülmesi haksız olarak reddedilen ve bu nedenle incelenmeyen, gösterilebilme imkanı bulunmayan veya geç ileri sürülmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı hallerde yeni vaka ve delil ileri sürülebilir. İstinaf (Bölge Adliye) Ceza Dairelerinde, Yerel mahkemede ciddi bir mazeret bulunmaksızın ileri sürülmeyen vaka ve deliller ise ileri sürülemez. Yani iyi bir ceza avukatı edinmek için illa mahkum edilmeyi ve istinaf incelemesini beklemeyin. Çünkü yerel mahkemede zamanında lehinize yeterli savunma ve doğru tevsi-i tahkikat taleplerinin yapılmaması aleyhinize verilen mahkumiyet kararının eksik inceleme nedeniyle kaldırılmasını ve istinafta beraat etmenizi de güçleştirecektir. Diğer yandan istinaf incelemesi sonucunda verilecek bazı kararların ayrıca temyize de konu edilmesi mümkündür.

HANGİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI TEMYİZ EDİLEBİLİR?

5 yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkumiyetine karar verilen sanıklar istinaf yoluna başvurur da başvuruları reddedilirse Bölge adliye Mahkemesinin bu red kararını temyize konu edebilirler

Örneğin yerel mahkemede 6 yıl hapis cezası aldıysanız ve istinaf incelemesinde istinaf başvurunuzun esastan reddine karar verildiyse aleyhinize olan bu kararı temyiz edebilirsiniz. Eğer 4 yıl 2 ay hapis cezası aldıysanız ve istinaf başvurunuzun esastan reddine karar verilirse bu kararı ne yazık ki temyiz edemeyeceksiniz. Dolayısıyla 5 yılın altında hapis cezası alan sanıkların istinaftan sonuç alamamaları halinde temyize başvurma şansı yoktur; yani tek şansları istinaf yolunu iyi değerlendirmeleridir.

Yine temyiz edilebilecek bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararlarında da temyiz incelemesi hukuka uygunluk denetimi (bölge adliye  mahkemesi ceza dairesinin kanunu yorumlaması ve uygulamasındaki hata) ile sınırlı yani dar kapsamlı olacaktır. (CMK. mad. 294/2) Örneğin mahkemenin sanığa kasten yaralama suçundan ceza vermesi gerekirken kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkum etmesi gibi. Diğer bir deyişle bölge adliye mahkemesinin maddi vakanın tespitine ve delillerin takdirine ilişkin değerlendirmesi temyizde denetlenmez, yeni vaka ve delil de gösterilemez

Özetle istinaf yolu, mahkumiyetinizin kaldırılması ve beraatinize karar verilmesi için  büyük ihtimalle tek şansınız olacaktır. İyi bir ceza avukatı edinin ve istinaf yolunu elinizden geldiğince en iyi şekilde değerlendirmeye çalışın

Not; İstinaf yoluna yetersiz bir çalışmayla başvurmuş olsanız ve dosyanız istinaf incelemesi için bölge adliye mahkemesi ceza dairesine gönderilmiş olsa da istinaf başvurunuz hakkında karar verilinceye dek profesyonel bir çalışma hazırlatarak dosyanıza sunabilir, sürece müdahale edebilirsiniz.

Özgürlüğünüz değerlidir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Ceza Mahkemesinde Yargılamanın Yenilenmesi

      

  • Yargılamanın yenilenmesi nedir

     Mahkeme kanun maddelerini doğru uygulamış olmasına rağmen fiili hataya düşerek suçsuz bir kimseyi mahkum etmiş ve mahkumiyet hükmü de kesinleşmiş olabilir. İşte böyle bir hatayı düzeltmek için kesinleşmiş ceza mahkemesi kararına karşı herhangi bir süre ve sayı sınırına bağlı olmaksızın hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilir. Daha önce yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmuş ancak mahkemece yenileme talebi reddedilmiş de olsa başka bir yenileme sebebine dayanılarak ikinci kez yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulabilir.

  • Yargılamanın yenilenmesi hükmün infazını durdurur mu?

      Yargılamanın yenilenmesi başvurusu kabul edildiği taktirde mahkeme hükümlünün cezaevinde veya kaçak olmasına göre mahkumiyet hükmünün infazının durdurulmasına (yani cezaevindeki hükümlünün tahliyesine) veya infazın geri bırakılmasına (firari hükümlü hakkında cezasının infazı için çıkarılan yakalama kararının bila infaz-işlemsiz iadesine) karar verebilir. Bu halde cezaevindeki hükümlü tahliye edilir, firari hükümlünün de araması kaldırılır. (CMK. Mad. 312)

  • Firari hükümlü yargılamanın yenilenmesine başvurabilir mi?

     Yargılamanın yenilenmesine konu edilecek hükmün kesinleşmesi şart ise de infazına başlanmış olması şart değildir. Yani cezası kesinleşen firari (henüz teslim olmamış) hükümlü de (varsa avukatı aracılığıyla) yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilir.

  • Yargılamanın yenilenmesi başvurusu nereye yapılır?

      Yargılamanın yenilenmesi başvurusu mahkumiyet hükmünü veren mahkemeye yapılır. Yargılamanın yenilenmesi başvurusunda yenileme sebebi ve delili  gösterilmelidir. Uygulamada yargılamanın yenilenmesinin ne olduğunu dahi bilmeyen kişilerin temyiz dilekçesinin başlığını değiştirerek veya basit-matbu dilekçelerle, makul sebep ve yeni delil göstermeden “sözde” yargılamanın yenilenmesi başvuruları yaptıklarını görmekteyiz ki bunların vatandaşa fayda sağlama ihtimali olmadığını söyleyelim. Çünkü CMK mad.317/2’ye göre, yargılamanın yenilenmesi talebinde yasal sebep ve bunu doğrulayacak delil gösterilmelidir. Aksi halde talep usulden reddedilir. (CMK. mad. 319)

  • Yargılamanın yenilenmesi başvurusu nasıl incelenir?

1.  Hükmü veren mahkeme yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilir olup olmadığını evrak üzerinden inceler. Değilse usulden reddeder.

2.  Kabul edilebilir görürse ilk soruşturma niteliğinde kanıtları toplar. Toplanan kanıtlar yargılamanın yenilenmesini gerektirir ciddiyette bulunursa duruşma açılır.

3.  Yeni kanıtlar öncekilerle birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet hükmünün iptalini gerektirecek ciddiyette ise hüküm iptal olur ve yeniden karar verilir. Burada daha önce mahkum edilmiş sanığın beraatine karar verilebilir. Yeni kanıtlar önceki hükmün iptalini gerektirmeyecek nitelikte ise de önceki mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilir.

  • Yargılamanın yenilenmesi başvurusunda nasıl bir sebep gösterilmelidir?

      Yargılamanın yenilenmesine konu edilen sebepler temyiz dilekçesinde veya savunmalarda ileri sürülen hususların tekrarından ibaret olmamalı, yeni olay veya kanıt niteliği taşımalıdır. Öyle ki bu yeni olay veya kanıt tek başına ya da önceki kanıtlarla birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet kararını hükümlü lehine değiştirebilecek ciddiyette olmalıdır. Aksi halde mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilecek önceki hükmün onanmasına karar verilecektir.

  • Yargılamanın yenilenmesi sebepleri nelerdir?

1.  CMK. 311/1-a Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması.

2.  CMK. 311/1-b Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmalle gerçek dışı tanıklıkta bulunduğunun veya oy verdiğinin anlaşılması.

3.  CMK. 311/1-c Hükme katılmış hakimlerden birinin hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmesi. (Örneğin davada taraflı davranması, karşı yandan rüşvet, talimat alması gibi)

4.  CMK. 311/1-d Ceza hükmü,  hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup, bu hükmün kesinleşmiş bir diğer hüküm ile ortadan kaldırılması.

5.  CMK. 311/1- e Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatını veya daha hafif bir ceza ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olması. (Uygulamada yargılamanın yenilenmesi başvurularında en çok yararlanılabilecek ve geniş yorumlanabilecek madde kanaatimce budur. Örneğin aynı konuda veya aynı kişiye karşı birbiri ile bağdaşmayan-çatışan iki kesinleşmiş hüküm var ise yeni olay nedenine (CMK. Mad. 311/1-e) dayanarak yargılamanın yenilenmesi istenebilir.)

6.  CMK 311/1-f  Mahkumiyet hükmünün AİHS ve ek protokollerine aykırı olduğunu gösterir kesinleşmiş AİHM Kararı bulunması; sadece bu hale özgü olarak AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde yargılamanın yenilenmesi istenmelidir.

7.  6216 sayılı Kanunun 50/2 maddesinden kaynaklanan yargılamanın yenilenmesi sebebi; Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı. AYM tarafından tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için ilgili mahkemenin yeniden yargılama yapması zorunludur.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Ceza Mahkemesinde Mahkum Edilen, İstinafta Beraat Edebilir.

Ceza mahkemeleri tarafından 20.07.2016 tarihinden sonra mahkum edilen sanıklar, karara süresinde itiraz etmeleri halinde dosyaları öncelikle istinaf incelemesine tabi olacak. Dosyaların gönderileceği Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi Ceza Daireleri de gerektiğinde yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararlarını kaldırarak doğrudan sanığın beraatine karar verebilecek.

      Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi Ceza Dairelerinde yapılacak istinaf incelemesi, haksız yere (yerel mahkemece dosyanın yeterince incelenmemesi, hakimin etki altında kalıp taraflı-keyfi karar vermesi, avukat tayin edilmemesi veya ceza avukatı seçiminde yanılgıya düşülüp yeterli savunma yapılmaması v.s.) mahkumiyetine karar verilen sanıklar için ciddi bir 2. şanstır.

     Vatandaşlarımızın tamamı ve meslektaşlarımızın büyük bölümünün ceza yargılamasında bölge adliye mahkemesi (istinaf) uygulamasına henüz hakim olmadığı maalesef uygulamada dilekçelerden dahi anlaşılmakla, ceza alan sanıkların istinaf haklarını yeterince değerlendiremeyerek mağduriyete uğramamaları için oldukça teferruatlı bilgi gerektiren bölge adliye (istinaf) mahkemesi inceleme aşamalarını, karar verme sürecini ve istinaf incelemesi sonunda verilebilecek karar çeşitlerini kısaca özetlemeye çalıştım. Zira istinaf sürecinin değerlendirilememesinin çoğunlukla telafisi mümkün olmayacaktır.

Ceza yargılamasında istinaf incelemesinin aşamaları:

1. İstinaf başvurusu, Yerel Mahkemenin kabul edilebilirlik (süre, başvuru yetkisi, hükmün istinafa uygun olması) incelemesinden geçtikten sonra Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Ceza Dairesine gönderilir.

2. Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi C. Savcılığı varsa eksikleri giderir, delilleri toplar,  tebliğname hazırlar ve taraflara tebliğini sağlar. ( bu maddenin uygulanması şuan için durdurulduğundan, bu aşama atlanacak)

3. Bölge Adliye Mahkemesi yerel mahkemenin kabul edilebilirlik incelemesini ve yetkisini kontrol eder.

4. Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi Ceza Dairesince incelenecek hususlar?

Dosyadaki deliller ve işlemler tamamlanmış mı?

Yerel Mahkeme kararı usul ve yasaya aykırılık içeriyor mu?

– Yerel mahkemenin dava konusuna ve oluşa ilişkin değerlendirmesi sübuta uygun mu?

5. Bölge Adliye Mahkemesi’nin İstinaf incelemesi sonucunda verilebileceği kararlar

a) Esastan red: Dosyada eksiklik, usul ve yasaya aykırılık, ispata yönelik değerlendirmede hata görmezse esastan red kararı verecek.

b) Düzelterek esastan red: Sadece basit  yazım-hesap hataları varsa; CMK. 303/1-c (kanunun madde numarası hatalı), -e (sanığın doğum ve suç tarihine göre gerekli indirimin hiç yapılmamış veya yanlış yapılmış olması), -f (artırma veya indirim sonunda hesap hatası yapılması), -g (TCK. 61 uygulamasında sıralamada hata) -h (harç ve yargılama giderleri tayininde hata) bentlerine aykırılık varsa bu aykırılığı düzelterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verecek.

c) Bozma: Yerel mahkemenin kararında CMK.289 da belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinden biri varsa hükmün bozulmasına karar verecek ve dosyanın yeniden incelenmek üzere hükmü veren  mahkemeye yahut diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verecek.

d) Yerel Mahkeme Kararını Kaldırıp Esas Hakkında Yeniden Karar Verme; Diğer hukuka aykırılık hallerinde; özellikle mahkeme kararında hükme etki eden bir hukuka aykırılık, delil, işlem veya ispat bakımından değerlendirmede hata bulunması halinde Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararını kaldırıp davaya baştan başlayacak, davanın yeniden görülmesi için duruşma hazırlığı işlemlerine geçecek, varsa toplanması gereken delilleri toplayacak, duruşma sonunda davanın esası hakkında yeni bir karar (beraat, düşme, mahkumiyet v.s.) verecektir.

       Şuan Türkiye’de; İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Erzurum, Gaziantep, Samsun  olmak üzere toplam 7  Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi vardır.

       Mahkum edilen bir sanığın gerekçeli istinaf dilekçesinin hazırlanması ciddi teknik bilgi, vakit ve emek gerektiren bir iştir. Hangi kararlara karşı, kimlerin istinaf yoluna başvurulabileceğini, istinaf kanun yoluna başvuru süresini, özellikle istinaf sebeplerini ve istinafta hangi delillerin-nasıl ileri sürülebileceğini, istinaf incelemesi sonunda hangi kararların ayrıca temyize de götürülebileceğini, kısacası istinaf dilekçesinin, sürecinin ve duruşmasının önemini bilen, ceza yargılamasında bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin incelemesine hakim bir ceza avukatı edinmeniz kanaatimce zorunludur.

       Özgürlüğünüz değerlidir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30