post

Cinsel İstismardan Onanan 18 Yıl 9 Aylık Hapis Cezası Kaldırıldı.

Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi  30.04.2015 tarihinde Sanık …’ın 12 yaşındaki üvey kızı ….’ya karşı zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. (Mağdure karakolda 2012-2014 yılları arası sanığın, annesi evde yokken defalarca kendisine istismarda bulunduğunu oldukça ayrıntılı şekilde iddia etmiştir.)

Devamı

post

Ceza Davalarında Umut Tacirlerine Dikkat Edin!

Hakkında ceza davası açılan yahut hapis cezasına hükmedilen kişi bir an önce ve ne şekilde olursa olsun bu sıkıntısından kurtulmak isteyecektir. Hele daha önce ceza davası süreci yaşamamış, cezaevine girmemişse yani bu tür şeylere alışkın değilse bu süreçte korkması ve mantıksız davranması da oldukça doğaldır.

Devamı

post

Psikiyatrik Rahatsızlıkları Bulunan Hükümlü Yeniden Yargılanacak!

Tekirdağ (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi 29/03/2011 tarih ve 2011/219 Sayılı kararı ile Sanık …’un güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verdi. Sanık avukatı tarafından temyiz edilen mahkumiyet hükmü Yargıtay 23. Ceza Dairesi tarafından 17/09/2015 tarihinde onanarak kesinleşti.

Kararın kesinleşmesinden sonra hükümlü müdafi yargılamanın yenilenmesi talebinde bulundu ise de talep Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27/01/2016 tarihli ek kararı ile reddedildi. Hükümlü vekili  red kararına da itiraz etti ancak Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi 23/02/2016 tarihli kararı ile itirazı kesin olarak reddetti.

Hükümlü vekili bu defa CMK.’nın 309. Maddesi uyarınca Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin red kararına karşı Adalet Bakanlığı’na kanun yararına bozma başvurusunda bulundu. 

Adalet Bakanlığı C.İ.G.M 24/06/2016 tarihinde özetle sanığın, kararın kesinleşmesinden sonra mahkemeye ibraz ettiği  …Hastanesinin 02/02/2016 tarihli adli raporunda sanığın bipolar bozukluk ve kısmi remisyonda olduğunun tespit edildiği, işbu rapora istinaden sanığın Tekirdağ 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 19/02/2016 tarihli ilamı ile vesayet altına alındığının belirtilmesi karşısında, 5237 Sayılı TCK.’nın 32. maddesi gereğince akıl hastalığı sebebiyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespiti lüzumunun bulunması nedeniyle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alınması gerektiğinden bahisle kanun yararına bozma talebinde bulundu.

Talebi yerinde gören Yargıtay 23. Ceza Dairesi 24.11.2016 tarihinde  2016/10045 K. Sayılı kararı ile Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23/02/2016 tarihli red kararının 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA karar verdi.

Sonuç olarak hükümlü yeniden yargılanacak, muhtemelen bu kez hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilecek.

Yukarıda yer verilen emsal karar hukukta başvurulabilecek pek çok kanun yolu olduğunu, mahkumiyet kararı kesinleşen sanıkların umutsuzluğa kapılmadan iyi bir ceza avukatı edinerek hukuk mücadelelerini sürdürmeleri gerektiğini göstermektedir. Oldukça ağır cezalara mahkum edilip mahkumiyeti onanarak kesinleşen binlerce hükümlü belki de bu tür kanun yollarından bihaber olduğu için mağduriyetini kanıtlayamamakta, yok yere hapis yatmaktadır.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Ceza Davasında Temyiz Dilekçesinin Önemi

Ceza davasında yargılandınız ve mahkumiyetinize hükmedildi. Hakim mahkumiyet hükmünü açıkladıktan sonra 7 gün içerisinde kararı temyiz edebileceğinizi söyledi. Avukatınız varsa duruşma çıkışında “merak etmeyin temyiz edeceğiz Yargıtay mutlaka bozar bu kararı” dedi. Veyahut karar celsesinde hazır değildiniz, avukatınız katıldı ve telefonla cezalandırılmanıza karar verildiğini ancak kararı temyiz edeceğini söyledi ya da avukat da tutmadınız, duruşmaya da gitmediniz ve durumu adresinize gelen tebligatla öğrendiniz.

Yani özetle ceza mahkemesinin sizi suçlu bulduğunu, hapis cezasına mahkum edildiğinizi ve kararı temyiz etmek suretiyle karara karşı itiraz hakkınız bulunduğunu öğrendiniz. Şaşkınlık ve korku içerisindesiniz. Önce ne yapmamanız gerektiğini söylemekle işe başlayalım. Asla ceza mahkemesinin verdiği mahkumiyet kararını hafife almayın. “Yargıtay kesin bozar bu kararı gibi” cümlelere aldanmayın. Yargıtay tarafından onama kararı verilmesi halinde hapis cezası yatma riskiyle “sizin” karşılaşacağınızı ve  şuan sahip olduğunuz  zaman ve imkana sahip olmayacağınızı unutmayın. Şimdiye kadar hayatınızda göstermediğiniz kadar ciddiyet gösterin.

Peki ne yapmalısınız?

7 günlük yasal süreyi kaçırmadan hükmü temyiz ettiğinize dair süre tutum dilekçesi vererek mahkumiyetinizin kesinleşmesini engelleyin;

       Eğer hüküm avukatınızın veya sizin yüzünüze okundu ise yani karar duruşmasında avukatınız veya siz, ikinizden biri hazır bulundu ise kararın verildiği günden itibaren 7 gün içerisinde kararı temyiz edeceğinizi bildirir uygulamada süre tutum dilekçesi adı verilen (özetle; gerekçesini gerekçeli kararın tarafıma tebliğini müteakip  bildirmek üzere aleyhimde verilen mahkemeniz kararını temyiz ediyorum şeklinde basit bir dilekçedir.) dilekçeyi vererek hükmün kesinleşmesini engellemelisiniz. Eğer avukatınız bu dilekçeyi verecek ise verdiğinde sizi bilgilendirmesi, hatta mümkünse teyit almanız (mahkeme kaleminden veya alındı görerek), hatta dilekçeyi bizzat verip alındısını da alıp emin olmanız (sağlama almakta yarar var) yerinde olur. Uygulamada çok sık rastlanmasa da ceza mahkemesinin mahkumiyet kararını temyiz etmeyi (basit bir süre tutum dilekçesi vermeyi) unutan meslektaşlar görülmektedir ve böyle bir durum başınıza geldiğinde avukatınızı şikayet etseniz de mahkumiyetiniz kesinleşmiş ve temyiz hakkınız kaybolmuş olur. Bu sebeple tedbirli, hatta bu aşamada fazla titiz olmakta fayda vardır.

Eğer hala almadıysanız hayatınızı derinden etkileyebilecek dosyanın tamamından bir fotokopi alın;

       Eğer mahkumiyet hükmü verilinceye kadar; canınızı sıktığı için, birisi evde-işyerinde bulur okur da hakkımda yanlış fikre kapılır diye veyahut zaten avukat tuttum ne anlarım ben dediğiniz için dosyanızın tamamından bir fotokopi almadıysanız bir an önce alın. Mahkemeye hitaben “dosyamın fotokopisinin tarafıma verilmesini istiyorum” şeklinde yazacağınız bir dilekçe ve fotokopi masrafını ödemeniz dosyanızın fotokopisini almanız için yeterlidir.

Peki dosyanızın fotokopisini aldınız da ne oldu, ne yapacaksınız?

Eğer avukat tuttu iseniz, avukatınız sizinle ilgili bir savunma dilekçesi yazdı ise bu dosyanın içerisindedir. Yine avukatınızın duruşmalara katılıp katılmadığı, duruşmalarda savunmanız için ne gibi beyanlarda bulunduğu veya bulunmadığı, hangi delillerin toplanmasını istediği veya istemediği, dinlenen şikayetçiye ve tanıklara ne gibi sorular sorduğu veya sormadığı yine bu dosyadan, duruşma tutanaklarından anlaşılacaktır. Suçlandığınız bir olayla ilgili dosyayı okumak canınızı sıkacak olsa da dosyanızı okuyarak bilgi sahibi olmanız, eksiklik yanlışlık varsa fark edebilmeniz ve gerektiğinde müdahalede bulunabilmeniz açısından önemlidir. Eğer bir an önce ciddiyeti ele almazsanız, ilerde bu can sıkıntısı ve ihmalkarlık size pahalıya mal olabilir.

Dosyanızı okuduktan sonra eğer avukat tuttu iseniz avukatınızın duruşmalarda sizin layıkıyla temsil ettiğini ve dosyaya sunduğu dilekçeler ile savunmanızı gerektiği gibi yaptığını anladıysanız problem yoktur. Bu durumda avukatınız tarafından gerekçeli temyiz dilekçesi verildiğinde  size de e-mail veya benzeri şekilde ulaştırılmasını isteyin ve bu dilekçeyi de aynı şekilde inceleyin.

Eğer avukat tutmadı iseniz veya avukatınızın savunmasının, temyiz dilekçesinin olması gerektiği gibi olduğunu düşünmüyorsanız, bir an önce ceza hukukuna hakim ve konunun manevi ağırlığının farkında olan bir avukat edinin.

      Temyiz dilekçesinde sayfa dikkatli kullanılmalı, antet, mahkumiyet kararı içeriğinin tekrarı gibi ifadelerle ilk sayfa heba edilmemelidir. Temyiz dilekçesine yazılan temyiz sebepleri aynen alınıp neredeyse kopyala yapıştır yapılarak bozma ilamına konulabilecek nitelikte olmalıdır. Yani temyiz dilekçesine yazılan şeyi dikkate alarak Yargıtay Ceza Dairesi bozma kararı verebilmelidir.

      “Müvekkilim askerde üstün hizmet madalyası almıştır, milli sporcudur, evli üç çocukludur, hapse girerse çok mağdur olur, vergi rekortmenidir yanında yüzlerce işçi çalışmaktadır” gibi ifadeler temyizen bozma sebebi yapılamaz. Yine aynı şekilde “müvekkilim masumdur, şüpheden sanık yararlanır (böyle bir ilke vardır, ancak somutlaştırmak gerekir) suçun unsurları oluşmamıştır, mahkeme yanlış karar vermiştir, müvekkilimin beraati gerekir, olay aslında öyle değil şöyle olmuştur gibi kalıp cümlelerden ve dosyadan teyidi mümkün olmayan hususlardan ibaret temyiz dilekçesinden medet ummak anlamsızdır.

      Eğer temyiz dilekçem yeterli olmasa da nasıl olsa Yargıtay benim dosyamı günlerce didik didik edip inceleyecek haklı olduğumu görecek diye düşünüyorsanız pek iyimser bakıyorsunuz demek zorundayım. Çünkü Yargıtayın iş yükü dikkate alındığında dosyanıza ayrılacak zaman en iyi tabirle olması gerektiği kadar uzun” değildir. Yani temyiz dilekçesinde Yargıtayın aleyhinizdeki hükmü neden bozması gerektiğini hikaye anlatmadan, konsantre ve bozma sebebi yapılabilecek şekilde ifade etmelisiniz. Tabi ki avukatın yazılı ve sözlü iletişimi kuvvetli ve akıcı olmalıdır ancak avukatlık yalnızca güzel söz söyleme sanatı değildir. Olması gereken avukatlık sanılanın aksine oldukça teknik bir iştir ve bozma kararları güzel anlatımdan çok teknik detaylara (kanun maddeleri, yorumu, gerekçeleri, uygulamaları) bağlıdır.

    Ceza hukuku alanında çalışan (sadece ceza dosyaları ile ilgilenen) her avukat, vatandaşların sağlıklarından sonra en değerli varlıkları olan hürriyetlerini korumak gibi oldukça ağır bir manevi sorumluluk yüklendiğinin farkında olmalıdır. Temyiz dilekçesi gibi önemli bir dilekçeyi vermeden önce elinden gelen en iyi çalışmayı yapmak zorunda olduğunu unutmamalıdır. Sadece şu kıstas yeterlidir; ceza avukatı “dosyada mahkumiyetine hükmedilen sanık ben olsaydım veya benim kardeşim, annem, babam olsaydı bu temyiz dilekçesini gönül rahatlığıyla verirdim diyorsa, o temyiz dilekçesinin eksiği yoktur.

    Temyiz dilekçeniz eksik, hatalı, yetersiz ise Yargıtayda dosyanız hakkında karar verilinceye dek ceza hukukuna hakim bir avukattan destek alarak dosyanıza her zaman ek beyan ve savunma dilekçeleri sunabileceğinizi, aleyhinize verilen mahkumiyetin neden bozulması gerektiğini kanuna ve uygulamaya uygun şekilde açıklayabileceğinizi ve hükmün onanmasına karar verilmesi halinde dahi başvurulmasını isteyebileceğiniz olağanüstü kanun yolları olduğunu biliniz.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Ceza Davasında Sanık Olmak

Hakkınızda düzenlenen iddianameyi  ve duruşma gününü tebliğ aldınız ve örneğin Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinde sanık sıfatı ile yargılanacağınızı öğrendiniz. İddianame içeriğinde yer alan suçlamaları zorlanarak okudunuz.  Psikolojik olarak neredeyse bir travmanın eşiğindesiniz. Her duruşma günü yaklaştığında psikolojinizin daha da bozulması, uykularınızın kaçması aslında çok normal ve çözümü bir o kadar basit.

Peki ne yapmalısınız? Devamı

post

Ceza Avukatının Tutuklama Kararına İtirazı

İyi bir ceza avukatının amacı müvekkilinin yani temsil ettiği şüphelinin özgür yargılanmasını sağlamaktır. Verilmiş bir tutuklama kararı varsa buna itiraz edilirken dikkat edilmesi gereken birçok unsur vardır.

Öncelikle yapılması gereken, matbu, gelişigüzel bir dilekçe vermekten kaçınmaktır. Çünkü her olay kendi içerisinde özellik gösterir yani her olayın itiraz sebepleri farklıdır. Demek oluyor ki internet sitelerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda bizzat ya da bir arzuhalciye yazdırılan dilekçelerle olumlu sonuç alabilmek zordur. Öncelikle olayın içeriğine hakim olmak tüm aşamaları bilmek ve buna göre hukuka aykırı bir durum tespit edildiğinde bu durumu net bir şekilde ifade etmek gerekir. Dolayısıyla bu itirazın gerekli donanıma sahip bir ceza avukatı vasıtası ile yapılmasında yarar vardır. Devamı

post

Ceza Davasında Zamanaşımı

Türk Ceza Kanununun ilgili maddesinde hangi hallerin davayı zamanaşımına uğratacağı açıklanmıştır.

Buna göre ;

Dava Zamanaşımı

Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; Devamı