post

Uyuşturucu Ticaretinden Onanan İki Cezasından Biri Kaldırıldı.

Adana 4 Ağır Ceza Mahkemesi Sanık … hakkında 12.08.2014 tarihinde işlediği ileri sürülen uyuşturucu satmak suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası vermiş, karar temyizde Yargıtay 10 Ceza Dairesi’nin 27.11.2015 tarih ve 2015/33083 Sayılı kararı ile ONANMIŞTIR.

Devamı

post

Silah Ticaretinden Cezası Onanan Sanık CMK 308 İtirazı Üzerine Beraat Etti

SİLAH TİCARETİNDEN 4 YIL 2 AY CEZASI ONANAN SANIK, CMK. 308 İTİRAZI ÜZERİNE BERAAT ETTİ.

Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi 10.07.2008 tarihinde Sanık İ.K. hakkında bireysel silah ticareti suçundan 6136 sayılı Kanunun 12/1 maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmetti.

(Mevzuat: 6136 Sayılı Kanun Madde 12 /1 (Değişik: 23/1/2008-5728/155 md.) Her kim bu Kanunun kapsamına giren ateşli silahlarla bunlara ait mermileri ülkeye sokar veya sokmaya kalkışır veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları 29/6/2004 tarihli ve 5201 sayılı Harp Araç ve Gereçleri ile Silâh, Mühimmat ve Patlayıcı Madde Üreten Sanayi Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Kanun hükümleri dışında ülkede yapar veya bu suretle ülkeye sokulmuş ve ülkede yapılmış olan ateşli silahları veya mermileri bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya bilerek aracılık eder, satar veya satmaya aracılık ederse veya bu amaçla bulundurursa beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.)

Hükmün sanık avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi 09.01.2012 tarihinde hükmün düzeltilerek onanmasına karar verdi ve mahkumiyeti kesinleşen sanık hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı özel dairenin düzeltilerek onama kararından 15 ay sonra 19.03.2012 tarihinde olayda suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedildiği görüşü ile CMK. 308. maddesi uyarınca Yargıtay 9. Dairesinin düzelterek onama kararının kaldırılarak mahkumiyet hükmünün sanık lehine bozulmasını talep etti.

CMK. 308 maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.01.2012 tarihli düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2008 tarihli hükmünün sanık hakkında yapılan arama işlemi hukuka aykırı olup bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hatalı olduğundan bozulmasına 28.04.2015 tarihinde karar verdi. 

Cezası onanan/düzeltilip onanarak mahkumiyetleri kesinleşen vatandaşlarımız olağanüstü kanun yolları konusunda uzman bir ceza avukatından destek alıp ciddi bir çalışma hazırlatarak yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi dosyasının CMK. 308 uyarınca Yargıtay C. Başsavcılığınca yeniden incelenmesini sağlayabilir, Yargıtay C. Başsavcılığı itiraz talebini haklı görülürse de süreç sonunda daha önce onanarak kesinleşen mahkumiyeti kaldırılarak beraat edebilir ya da sanığın mahkum edildiği hapis cezasının miktarı azaltılabilir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Cinsel Saldırıdan Cezası Onanan Doktor CMK. 308 İtirazı Sonucu Beraat Etti

Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesi 22.11.2007 tarihinde sanık Dr. S.D.’ın hastası olan katılan M.A.’ya karşı H. N. Hastanesi’nde genel cerrahi asistanı olarak görev yaptığı esnada cinsel saldırı suçu işlediğinden bahisle TCK. 102/1, 102/3-b maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Doktorun hapse girmesine ve mesleğinden olmasına neden olacak türdeki ceza içeren mahkumiyet hükmünün sanık avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesi 02.11.2012 tarihinde sanık Dr.. S. D.’ ın mahkumiyetinin onanmasına karar verdi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı onama kararından 6 ay kadar sonra 03.05.2013 tarihinde CMK. 308. maddesi uyarınca itirazda bulunarak neticeten sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği halde mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi talebinde bulundu.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi tarafından itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden dosya kanun gereği Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildi. CMK 308. Uyarınca inceleme yapan Yargıtay Ceza Genel Kurulu;

1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,

2) Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 02.11.2012 tarihli onama kararının KALDIRILMASINA,

3) Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2007 tarihli kararının sanığın üzerine atılı suçun sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 05.05.2015 tarihinde oy çokluğuyla karar verdi.

Eğer Yargıtay C. Başsavcılığı’nın CMK. 308 uyarınca itiraz yetkisi harekete geçirilmese idi, yıllarca emek verip tıp fakültesini bitirerek doktor olan sanığın mesleki ve ailevi hayatı KORKUNÇ bir adli bir hata yüzünden mahvolacaktı. Ceza Mahkemeleri yanlış karar verebilir, Yargıtay Ceza Daireleri de temyiz dilekçesinin yetersiz olması, dosyanın yeterince incelenmemesi veya yanılgıya dayalı olarak hatalı onama kararları verebilirler. Bugüne dek binlerce kez görülmüştür.

Peki ne yapmak gerekir?

Hakkında herhangi bir nedenle adli soruşturma başlatılan veyahut mahkemede sanık olarak yargılanmaya başlayan kişi bir an önce imkanları dahilinde edinebileceği en iyi ceza avukatı ile çalışmalıdır. (Ceza avukatı seçiminde dikkat edilmesi gerekenleri belirtilen, sitemizde yer alan makaleleri incelemeniz kesinlikle faydanıza olacaktır.) Sanık olarak yargılanan kişi dava sürecinde avukatının mesleki çalışmasını, yazılı savunmalarını, duruşmalardaki performansını dikkatle değerlendirmeli, eğer profesyonelce savunulduğunu düşünmüyorsa vakit kaybetmeksizin avukatını değiştirmeli, illa mahkum edilmeyi beklememelidir. Diyelim ki kişi avukatının kendisi adına nasıl dilekçeler verdiğini, duruşmaların nasıl geçtiğini takip etmedi ve eksikliklere yerel mahkemece mahkumiyet kararı verilmesi üzerine vakıf oldu. Yerel mahkemece mahkumiyete hükmedilmesi sanık avukatının ileri sürdüğü savunmalara itibar edilmediğini gösterir ki, kanaatimce  temyiz dilekçesinin mahkemenin itibar etmediği savunmalarını özet haline getirip tekrar edecek bir avukat tarafından değil, farklı bir bakış açısıyla hareket edecek ceza hukukuna ve Yargıtay uygulamalarına vakıf olan başka bir ceza avukatı tarafından hazırlanması daha iyi olacaktır. Bu tamamen şahsi fikrimdir, uygulamada yapılan en büyük yanlışın da bu olduğunu düşünüyorum. Dava sürecinde bir takım savunmalar hazırlayan avukat temyiz dilekçesini de sadece bu savunmaları üzerine kurarak çalışmasının kapsamını genişletmeyebilir, hatta kopyala yapıştır şekilde önceki dilekçelerini özetleyerek temyiz dilekçesi haline getirebilir. Eğer dosyanızda dava sürecinde yazılan savunma dilekçesi/dilekçeleri (varsa) ile temyiz dilekçenizi yan yana koyarsanız ne demek istediğimi anlamanız çok zor olmayacaktır.

Diyelim ki temyiz dilekçenizi de yazdırdınız. Öncelikle sizin adınıza yazılan temyiz dilekçesini eğer henüz yapmadı iseniz avukatınızdan isteyin ve dikkatlice okuyun. Bu dilekçede yazılanların, teknik olarak Yargıtay tarafından bozma gerekçesi yapılabilecek şekilde (hangi uygulamanın hangi kanun maddesine aykırı olduğu gibi) hazırlandığını, mahkemenin hatalı karar verdiğini somut şekilde ortaya koyduğunu düşünüyorsanız sorun yoktur. Aksi fikirde iseniz derhal başka bir avukat edinin ve bir an önce temyiz dilekçenizdeki eksiklikleri giderecek bir çalışma hazırlatarak temyiz aşamasında dosyanıza sunulmasını sağlayın.

Tüm bu aşamaları hareketsiz geçirdiniz ve sonunda hakkınızda verilen mahkumiyet kararı Yargıtayca onandı. Eğer olağanüstü kanun yollarına müracaat edecekseniz artık aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemekten vazgeçin. 

İyi bir ceza avukatını ne kadar erken edinirseniz o kadar çok fayda görürsünüz. Çünkü bazı lehe hükümler yalnızca soruşturma aşamasında geçerlidir, aynı şekilde dava aşamasında yani hüküm verilinceye kadar kullanılabilen lehe uygulamalar vardır. Yine hakkınızda mahkumiyet kararı verilip de henüz Yargıtay tarafından onama kararı verilmemiş, mahkumiyetiniz kesinleşmemiş ise o aşamada dosyaya yapılacak bir müdahelenin etkili olma ihtimali, onama kararından sonra yapılacak olandan çok daha fazladır.  Kararınız onandı ise yukarıdaki örnekte göreceğiniz üzere her şey tamamen bitmiş değildir. Onama kararının tekrar incelenmesini sağlama imkanınız mevcuttur. Özetle bulabileceğiniz en iyi ceza avukatı ile ve mümkün olduğu kadar erken çalışın.

Özgürlüğünüz değerlidir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30

post

Sigorta Dolandırıcılığından Onanan Ceza Kaldırıldı

YARGITAY ONAMA KARARI KALDIRILDI-SİGORTA DOLANDIRICILIĞINDAN 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI KESİNLEŞEN SANIK CMK 308 İTİRAZI SONUCU BERAAT ETTİ.

Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 12.01.2010 tarihinde Sanık M.Ş.’nin sigorta bedelini almak amacıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.

Sanık avukatının mahkumiyet hükmünü temyiz etmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesi 13.05.2014 tarihinde hükmün onanmasına karar verdi, Sanık M.Ş.’nin 2 yıl 6 ay hapis cezası bu tarih itibari ile kesinleşti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı onama kararından “6 ay” kadar sonra CMK’nun 308. maddesi uyarınca 05.11.2014 tarih ve 351690 sayı ile gerekçelerini de belirterek sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurarak Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi talebinde bulundu.

CMK 308 gereğince inceleme yapan Yargıtay Ceza Genel Kurulu 10.03.2015 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 13.05.2014 gün ve 17093-9421 sayılı onama kararının kaldırılmasına, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2010 tarihli mahkumiyet hükmünün sanığın atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına, bozma nedenine göre infaza başlanılmış olması halinde sanığın cezasının infazının durdurulmasına karar verdi.

          Haksız yere veya hak ettiğinizden çok daha fazla ceza almış olabilirsiniz ve Yargıtay Ceza Dairelerinden birisi mahkumiyetinize ilişkin hükmün onanmasına karar vermiş, cezanız kesinleşmiş de olabilir. Bu aşamadan sonra yapılabilecek hiçbir şey, başvurulabilecek hiçbir kanun yolu olmadığını düşünebilirsiniz (genellikle bu konuya vakıf çok fazla hukukçu-ceza avukatı da yoktur.) Ancak hükmün kesinleşmesinden sonra da denenebilecek, harekete geçirilebilecek ve sonuç olarak yukarıdaki örnekteki gibi kesinleşen cezayı ortadan kaldırabilecek kanun yolları da mevcuttur. Daha ayrıntılı bilgi için olağanüstü kanun yollarına hakim bir ceza avukatından destek almanız tavsiye olunur.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30