post

           Hakkında ceza davası açılan sanık, yargılama boyunca suçunun ispat edilemediğini, cezalandırılması için yeterli delil olmadığını, sunduğu deliller, dinlettiği tanıklarla şikayetçinin iddialarını çürüttüğünü düşünebilir. Yahut avukatının “merak etme, bir şey çıkmaz bu dosyadan, kesin beraat edeceksin gibi sözlerine inanabilir. (ki haliyle inanmak da isteyecektir) Bu nedenle hakkında mahkumiyet kararı verildiğinde büyük bir şaşkınlık yaşar. Neden ceza aldım? diye düşünür durur. Avukatına sorduğunda bu kez “merak etme itiraz/temyiz edeceğiz İstinafta/Yargıtay’da bu karar kesin bozulur.” şeklinde bir cevapla karşılaşır. Ancak bu sefer içine bir kuşku düşer, çünkü daha önce de beraat edeceğine yönelik benzer vaatler duymuştur.

          Neden mahkum edildim? sorusunun cevabı aslında oldukça basittir

      Hakkınızda iddianame düzenlenip dava açıldığında, davanın sınırlarını iddianamedeki anlatım ve sevk maddeleri belirleyecektir ve ülkemizde iddianame bir nev’i mahkumiyet kararı taslağıdır. Ceza davası sürecinde mahkeme, iddianamede anlatılan olaya ilişkin soruşturma aşamasında ifadeleri alınan tarafları, tanıkları çağırıp tekrar dinleyecek hatta yanlış da olsa bazen “karakoldaki-savcılıktaki ifademi tekrar ediyorum” şeklindeki anlatımlarıyla yetinerek bir an önce karar vermeye çalışacaktır. Öncelikle mahkemenin önünde binlerce dosya vardır ve hayatınızı ilgilendiren dosya mahkeme için yalnızca sonuçlandırılması gereken bir iştir. Yine mahkemede karar verecek olan hakim de insandır ve genel kuraldır; insanoğlu basit olanı tercih eder.

          Eğer dava boyunca dert anlatmaktan, suçu inkardan öteye geçerek mahkemeye beraat kararına gerekçe gösterebileceği formatta ve hukuki yeterlilikte bir çalışma sunamadıysanız (avukatınız tarafından sunulmasını sağlamadıysanız) mahkemenin elindeki tek ve en basit seçenek; iddianamedeki anlatımın bir benzerini (aşağı yukarı aynısını) tekrar edip iddianamede belirtilen kanun maddelerinden cezalandırılmanıza yani mahkumiyetinize karar vermek olacaktır. Çünkü beraatinize karar verilmesi için iddianamedeki anlatıma karşı aynı hukuki değerde bir gerekçe oluşturmak gerekecektir ki bu da ciddi emek ve vakit gerektirir, binlerce dosyaya bakan mahkeme bunu oluşturmaya çalışmaktan kaçınabilir.

       Diğer bir deyişle dava açıldığında dosyada yalnızca tek seçenek; a) iddianame (mahkumiyet kararı taslağı) vardır. Sizin b) şıkkını yani mahkemece beraat kararına gerekçe gösterilebilecek formatta ve hukuki yeterlilikte bir çalışma (beraat kararı taslağı) sunmanız gerekir ki beraat etme ihtimaliniz güçlensin. Yine bölge adliye mahkemesindeki istinaf yahut yargıtaydaki temyiz incelemesinin lehinize sonuçlanması ihtimali de istinaf yahut temyiz dilekçenizin yeterliliğiyle orantılı olarak artacaktır. Çünkü orada karar verecek olan hakimler de insandır ve onlar için en basit seçenek şablon bir karar kullanarakistinaf başvurusunun esastan reddine”  ya da “usul ve yasaya uygun hükmün onanmasınakarar vermektir. Dikkat ederseniz esastan red veya onama kararlarının hemen hemen hepsinin gerekçesinde itirazlarınızın ne sebeple reddedildiği yazmaz. Aynı olumsuz şablon gerekçe kopyala yapıştır yapılarak yüzbinlerce dosyaya sunulmaktadır. Yani aleyhinize karar verilmesi hiçbir emek ve zaman gerektirmezken, lehinize karar verilmesi aksini gerektirmektedir ve bu gerçek de aleyhinize karar verilmesi (kararın onanması) ihtimalini peşinen yükseltmektedir. Yargı sistemimizdeki zaafları ve uygulama eksikliklerini giderebilecek en önemli unsur ceza avukatıdır ve imkanınız doğrultusunda edinebileceğiniz en iyi ceza avukatıyla çalışmanız şüphesiz yararınıza olacaktır.

       Özgürlüğünüz değerlidir.