post

Sanık …. 01.02.2012 tarihinde Erzurum Çaykara Caddesi üzerinde her ikisi de lise öğrencisi olan mağdur … ‘i başından ve mağdur  … ‘ı ise kolundan döner bıçağı ile yaraladı.

Olaydan bir gün sonra yakalanan sanık hakkında yargılama yapan Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi 26.02.2013 tarihinde Sanık …..’nın mağdurlar …. ve …..’a karşı nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten ayrı ayrı 14 yıl hapis cezası olmak üzere toplam 28 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.

Kararın sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi 29.04.2014 tarihinde sanığın mahkumiyetinin onanmasına karar verdi.

Onama kararından “YAKLAŞIK 1,5 YIL SONRA Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 11.09.2015 tarih ve 273422 sayı ile özetle; sanığın öldürme kastı ile hareket etmediği ve eylemin yaralama niteliğinde olduğu görüşüyle sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten verilen toplam 28 yıl hapis cezasının onanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek CMK.’nın 308. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurarak Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etti.

CMK.’nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesi 19.10.2015 gün, 4554-5034 sayı ile itirazı yerinde görmeyerek dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderdi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22.11.2016 tarihinde verdiği 2016/441 K. Sayılı kararı ile sanığın her iki mağdura yönelik eylemlerinin öldürmeye teşebbüs değil kasten yaralama olarak kabulü gerektiğini belirleyerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29.04.2014 gün ve 618-2698 Sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26.02.2013 tarihli mahkumiyet hükmünün, sanığın mağdurlar … ve …’a yönelik eylemlerinin kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA karar verdi.

KARAR ÜZERİNE MAHKUM  28 YIL HAPİS CEZASINDAN KURTULDU.

Bilindiği üzere 671 sayılı KHK. ya göre 01.07.2016 tarihinden önce işlenen suçlarda süreli hapis cezalarına mahkum olanlar cezalarının 1/2’sini infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanacak ve denetimli serbestlik süresi 2 yıl olarak uygulanacaktır. Ancak kasten adam öldürme suçu (teşebbüs, iştirak, azmettirme dahil) KHK kapsamına girmediğinden adam öldürmeye teşebbüsten toplam 28 yıl hapis cezası kesinleşen mahkum 671 sayılı KHK dan yararlanamıyordu. Yargıtay C. Başsavcılığı’nın itirazını kabul eden Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararı üzerine suç vasfı kasten yaralama olarak değiştiğinden sanık artık yaralama suçundan cezalandırılsa dahi hem öncekine kıyasla son derece az bir ceza alacak hem de artık mahkumiyeti 671 sayılı KHK kapsamında değerlendirileceğinden 4 yıla kadar ceza alması halinde bir gün dahi hapis cezası yatmayacak, 4 yılın üzerinde bir ceza alırsa da karara dek infaz olunan hapis cezası 671 sayılı KHK’ya göre yeniden hesaplanacak müddetnamesinde belirtilecek miktarı fazlaca karşılayacaktır. Yani 28 yıla hükümlü kişi CMK. 308 itirazı üzerine cezaevinden kurtulmuş oldu diyebiliriz.

Hatırlatma;

Yargıtay C. Başsavcılığı’nın Yargıtay Ceza Dairelerinin onama kararlarına karşı re’sen veya istem üzerine (örneğin sanık müdafinin talebi ile) CMK.’nın 308. maddesi uyarınca itirazda bulunma hakkı vardır. Sanık lehine itirazda süre sınırı yoktur. Yani 5 yıldır hapis yatan veya 10 yıldır firari olan sanık lehine Yargıtay C. Başsavcılığınca itirazda bulunularak sanığın cezaevinden tahliyesi veya henüz cezaevine girmedi ise de hakkında verilen onama kararı kaldırılarak cezasının infazının iptali (bila infaz iadesi) sağlanabilir. Hatta hükümlünün hapis cezası infaz edilmiş olsa dahi mahkumiyetin adli sicil kaydına geçmesi ve tekerrüre esas alınması sebebiyle lehine itirazda bulunulması açısından sanığın halen menfaatinin bulunduğu ve Yargıtay C. Başsavcılığı’nın bu durumda dahi sanık lehine CMK.308 uyarınca başvuruda bulunabileceği uygulamada kabul edilmektedir.

Kanuni dayanağı ve uygulamada binlerce örneği bulunan bu olağanüstü kanun yolundan bihaber olan, temyizde onamadan sonra yapılacak hiçbir şey olmadığını söyleyen birçok “avukat” olduğunu vatandaşlarımızdan duymaktayız. Kanunlar avukattan avukata değişmez. Bu tarz kararların artması için, titiz bir çalışma sonucu hazırlanan kaliteli başvuruların ve dolayısı ile toplumda bu kanun yolunun bilinirliğinin artması gerekmektedir. Daha fazla bilgi için diğer makalelerimizi incelemeniz tavsiye olunur.

Özgürlüğünüz değerlidir.

Ekran Resmi 2015-09-30 13.45.30